…:::::SeRzEn!şLeR:::::…

Ağustos 7, 2007

Milli Görüşçü Yeni Bir Parti Kurulur mu?

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 5:44 am

 AHMET N. GÜVENER  

 

Bugün yayımlanmak üzere başka bir yazı kaleme almıştım. Fakat Nedim İlkay’ın yazısı hesapları alt üst etti. Girmeyi hiç içimin çekmediği bir konuya kısaca değinip Nedim İlkay’ın yazısına cevap vereceğim. Aslında cevap verilecek pek çok nokta var. Nedim İlkay Millî Görüş’ün 69 ruhundan söz ediyor. Ama o köprülerin altından çok suların aktığını açıklamamız uzun sürer. Bence 1969 geriye referanstır. O dönemin koşulları ile bu döneminkiler farklıdır. Sayın Erbakan’ın bile bazı kesimlerce Refah-Yol dönemine yaptığı vurguyu “geçmişe atıf” sayanların bulunduğu bir ülkede, 1969 çok gerilerdedir.“Saadet’in sorunu strateji sorunu mudur?” sorusuna da çok uzun bir cevap vermek gerekir. Hayır, diyerek geçelim. Ama herhalde Saadet’in bugün, içeriden inşa edenlere, hariçten gazel okuyanlardan daha çok ihtiyacı var. Nedim Bey’i tenzih ederek şunu da belirtmem gerekir ki, Millî Görüş’ü boğmaya ahdetmiş bazı çevrelerle içli dışlı olan kimi şahısların Millî Görüş’e yön vermeye çalışması ise olacak şey değildir. Ak Parti’nin tesis ettiği ahlakın getirilerinden faydalanıp, bu nimetleri siyasî güce çevirmek için zemin arayan arkadaşlar başarılı olurlar mı bilmem. Ama bu kimseler benim nazarımda dâima masumiyetlerini yitirmiş kimselerdir. Dolayısıyla ille de taş atılacaksa, bunu masum kalanlar atacaktır.

 

Nedim Bey, benim oy verme gerekçemin herkes için geçerli olup olmayacağını soruyor. Elbette değildir. Kendi gerçeğini ve üslubunu başkasına dayatma eğiliminde birisi değilim. Her insan biriciktir. Ve her insanın seçim davranışları farklı farklıdır. Siyasetin insanları değil, insan eğilimlerini yönetme sanatı olduğunu bilen bir kimse olarak ben ancak, kendi gerekçemi söyleyebilirim, başkası için yorum yapamam.

Yazıya geçelim tekrar. Nedim İlkay yazısının bir yerinde benim kıvranarak yazdığımı söylüyor, ki yanılmakta. Beni tanıyan herkes bilir ki ben, kıvranarak değil, yaylanarak yazarım. Tıpkı rahvan giden bir atın üzerindeki süvari gibi. Ama İlkay’ın söylemek istediği, benim bazı noktaları ihsas ve ima yoluyla anlatmak istediğim ise, ne yazık ki bu da doğru değil. Zira ben apaçık olarak söyleyeceklerimi dile getirmiş olduğumu zannediyorum. Fakat bir özet geçmek gerekirse fikirlerim tamı tamına şu şekildedir:

Millî Görüş benim hayatımın tek ekseni değil. Bunun benden ve Millî Görüş’ten kaynaklanan tarafları var. Aynı hususları biteviye tekrarlamak, kişide bıkkınlık uyandırıyor. Üstelik sözlerinizin kariyerizm olarak algılanması da mümkün. Bu durumda en iyisi mümkün olan katkıyı yapıp geri çekilmek ve seçim günü geldiğinde oyunuzu o partiye vermek. Benim yaptığım budur. Haklı ve yerinde bulduğum iddiaları dolayısıyla Millî Görüş’ü, verdiğim oy ile desteklerim, fakat gerisi, hareketin oluşturduğu bürokrasinin işidir. Katkımın gerekli görülmediği, göreceğim işin içeriğine yönelik fikirlerimin ciddiye alınmadığı bir yerde doğrudan müdahil olmamı sağlayacak şartlar yeterince oluşmamıştır. Ama bu durum, benim haklı ilkeleri seslendiren bu yapıyı desteklememi de engellemez.

Bu yazıyı okuyan bazı Millî Görüşçü arkadaşlar, benim bu tavrım dolayısıyla beni suçlayacaklar ve benim edilgin olduğumu söyleyecekler. O arkadaşlarım şunu çok iyi bilsinler ki, 28 Şubat’ı tartışmak üzere düzenlenen bir televizyon programında Saadet Partisi’nin genel başkan yardımcılarından birisi, programa katılan emekli bir generale sarfetmedik övgü sözü bırakmıyor ve 28 Şubat’ın dışarıdan tezgahlandığını anlatmak isterken, “Sayın paşam! Eğer bu darbe ülke içinden planlanmış olsaydı bunu anlayabilir ve belki sindirebilirdik. Ancak bu yurt dışı kaynaklıdır.” diyorsa, bende o partiye karşı kırgınlık ve kızgınlık oluşması normaldir.  Zira ben demokratik ve sivil bir Türkiye özlemi duyan bir kimseyim. Eğer Millî Görüş’ün yayın organı, buz gibi askeri müdahale olan 27 Nisan muhtırasını görmezden geliyor, böylece  gayrımilli unsurların giderek güçlenmesini mümkün kılacak bir tezgahı bozma fırsatını elinden kaçırıyorsa, kimse kusura bakmasın, ben bu tavrı telafisi güç bir hata sayarım.

Kıvranarak yazma meselesine geri dönelim. Nedim İlkay da bilir ki bir şeyi kıvranarak yapmak, onu apaçık yapamamak anlamına gelir. Kıvranarak yazmak veya söylemek ise, açıkça dile getiremediğini îmâ etmek yâhut tedâi (çağrışım) ettirmek karşılığındadır. Ikına sıkına konuşmak tâbiri de kullanılır bu anlama gelecek biçimde. Oysa kendisinin de gördüğü gibi söylediklerimde öyle îmâ ve tedâi gerektirecek bir husus yok. Fakat benim, Nedim Bey’in sözleriyle ilgili bazı çıkarımlarım oldu. Mesela Nedim İlkay şöyle diyor:

“Saadet’in karşılık geldiği siyasi ve sosyolojik anlamı taşıyacak yeni bir parti kurulana veya başka bir parti tarafından bu alan doldurulana kadar tartışmaların devam edeceğini söyleyebiliriz.”

  

Doğrusunu söylemek gerekirse ben burada sayın İlkay’ın ne demek istediğini anlamadım. Yoksa Nedim İlkay, yeni bir Millî Görüşçü partiden mi söz ediyor? Yine yazının sonunda Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ismi geçiyor. Acaba Numan Bey’in ismini bu yeni partinin başına mı öneriyor sayın İlkay? Bu tür tartışmalara karışmaktan özenle kaçınan ve Millî Görüş’ün temel ilkelerini en iyi anlamış isimlerden birisi olarak Numan Bey bu konudan haberdar mı acaba? Bu yoksa Nedim İlkay’ın bir temennisidir de, bunu tartışmaya mı açmak istiyor? Eğer bu sadece bir zihin egzersizi ve temenni ise, hâlen Saadet Partisi genel başkan yardımcısı olarak siyasî hayatını sürdüren Numan Kurtulmuş bu hususta ne düşünür? Yazılarını okumaktan her zaman büyük keyif aldığım Nedim İlkay, bu sorulara kıvranmadan, ıkınıp sıkınmadan cevap verirse pek memnun olacağım. Polemik, kalem savaşı demektir Frenkçe’de. Biz polemik demeyelim de, “Müsademe-i efkar” diyelim. Ve Nedim Bey’den tevcih ettiğim suallerin cevabını bekleyelim…

Reklamlar

3 Yorum »

  1. Kurulan emitasyon olur ..

    Yorum tarafından sozturk — Ağustos 8, 2007 @ 8:53 pm | Cevapla

  2. saadet varken baska bir partiye gerek yok
    milligörüş islamın simgesi islam garip geldi garip gidiyor

    Yorum tarafından haydaroğlu bahadır — Ağustos 10, 2007 @ 8:51 am | Cevapla

  3. yeni bir parti kuruluyor YALCIN TEZCAN LİDERLİGİNDE

    Yorum tarafından ahmet — Nisan 13, 2008 @ 6:11 pm | Cevapla


RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: