…:::::SeRzEn!şLeR:::::…

Mayıs 28, 2007

Erbakan ve Türkeş’e Özür Borcu

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 8:55 pm

Ulusalcılarımızın “Asr-ı Saadet” saydıkları Tek Parti döneminin matbuatına bakıldığında, Batı uygarlığına ilişkin her eserin, fikrin ve şahsın kutsandığını görürsünüz. Sayfalar dolusu Shakespear, Goethe, Schiller, Balzac çevirisine mukabil, Türk edebiyatından bulabilirseniz bir Yunus bulursunuz; o da Türk humanizmini temsil ettiği söylenilerek ele alınmaktadır zaten. Batı, kutsal ilerleme ülküsünün, aydınlık ve yeni bir Türkiye gâyesinin kıblesidir o yıllarda. Doğu ve Osmanlı geçmişimiz, “üzerine kara bir şal örtülmesi gereken” utanç tablolarıdır. Aydınlanmacı cumhuriyet kuşakları yetiştirmek temel doğrultudur. Bırakın Batıya ve değerlerine muhalefet etmeyi, Batıdan ve o değerlerden kuşku duymak bile “reactioner” sayılmak için yeterlidir.

Bu durum çok uzun süre böyle devam etmiştir. Aslında Batı veyâ Doğu kavramları coğrafi olmaktan çok zihinsel ve politik anlamlara sahiptir. Söz gelimi Bediî Faik “Akıl Devleti İsrail” adlı kitabında, ancak bendenin sahibine duyacağı bir hayranlıkla İsrail’i överken, azıcık ileride, İsrail işgalindeki bölgelerde yaşayan Araplardan hastalıklı hayvanlarmış gibi söz etmektedir. Tasvirleri o kadar acımasızdır ki, eğer Bediî Faik biraz daha uğraşsaymış, Yakup Kadri’nin Türk köylüsü için ‘Yaban’da yaptığı tasvirlerdeki zalimliğe ulaşabilirmiş.

Dediğim gibi bu Batı hayranlığı ve takipçiliği yakın zamana kadar böyle devam edip geldi. Öylesine keskin bir Batı takipçiliğiydi ki hüküm süren, Erbakan ve yandaşları “Batı Klübü” adını verdiği AT’ye girmeyi şiddetli bir biçimde eleştirdiğinde bu ekiple bol bol dalga geçilmiş ve bu kişilerin uğramadığı hakaret kalmamıştır. Başbakan olduğunda ilk yurtdışı gezisini İran, Pakistan ve Malezya’ya yaptığı zaman bu geziyi, alayla karışık Türkiye’yi Avrupa yolundan ayırma teşebbüsü saydı bu aydınlanmacı-batıcı kesim. Benzer bir durum Türkeş ve Türk milliyetçilerinin de başına geldi. Ne zaman bir milliyetçi “esir Türkler”den söz açsa, muhtemel bir Türk birliğini gündeme getirse yahut Musul, Kerkük veyâ Kırım dese hayalcilikle ve faşist yayılmacılık fikrini savunmakla suçlandı. Bu kişilere hemen, Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” vecizesi hatırlatıldı, macera aramanın gülünçlüğü ortaya konuldu.

Uzatmayalım. Şimdi karşılaştığımız manzara bambaşka. Bugün, Cumhuriyet “Asr-ı Saadeti”ni özleyenler, dünün katıksız aydınlanmacı-batıcılarıdırlar. Batı’dan veyâ Avrupa’dan kuşku duyanları ve yerli değerlere dayanarak alternatif geliştirenleri gericilikle veya hayalcilikle suçlayanlardır. Peki şu anda ne durumdadır bu aydınlanmacı-batıcı kesim? Görebildiğimiz kadarıyla her şeye karşılar. ABD’ye karşılar. AB’ye karşılar. İslam Birliğine karşılar. Türk Birliğine karşılar. Rusya’ya karşılar. İran’a karşılar. Saddam’a bir sempatileri vardı, fakat artık o da olmadığına göre Irak yönetimine karşılar. Suriye, Baas ideolojisiyle yönetildiği için ortak noktalar bulunabilirdi, ancak Beşar Esad Tayyip Erdoğan ile çok samimi görüntüler verdiği için artık ona da karşılar. Bulgaristan ve Yunanistan AB üyesi oldukları için onlarla hiç uyuşamaz bu ulusalcı takım. Gerçi eğer yetki verilirse Yunanistan’ı derhal ülke topraklarına katabilecek gönüllüler mevcut çok şükür ki hâlâ ülkede, fakat önleri kesilmekte. Yâni kısaca söyleyelim, Türkiye’de yarım kalan devrimleri tamamlamak gerektiğine inanan bir kesim var ki, bize uluslar arası ilişkilerde Türkiye’nin nerede durması gerektiği ile ilgili hiçbir şey söylemiyorlar. Söyledikleri yalnızca, ki hep bağırarak söylüyorlar, nerede olmamak gerektiği.

Bu konu ancak birkaç yazıda dile getirilebilecek pek çok soru uyandırıyor zihnimde. Ancak ben bir tanesini sorayım şimdilik: Ey aydınlanmacı ve ulusalcı öncü kadro! Söylediğiniz tam olarak nedir? “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” mu diyorsunuz, yoksa “Yurtta sulh, cihanda sulh” mü?  Eğer ilk ifadeden başka düstur tanımıyorsanız, ki öyle görünüyor, zamanında istiskal ve tahkir ettiğiniz Erbakan ve Türkeş’e bir özür borcunuz yok mu?

 Ahmet N. Güvener / Boyuthaber

Reklamlar

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: