…:::::SeRzEn!şLeR:::::…

Nisan 3, 2007

Ehlen ve sehlen Fenerbahçe / Hakan Albayrak

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 6:33 pm

    

Şâm-ı Şerif, Temmuz 2005. Suriye Başbakanı Naci Itrî ile muhabbet ediyoruz. Mülakat? Değil. Harbiden muhabbet. Haydar Aliyev “Tek millet, iki devlet” diyordu ya, Naci Itri de “İki ülkede yaşayan tek bir halk” diyor. Bunu laf olsun diye söylemediğini gözlerinden okuyorum. Adam samimi.

Türkiye-Suriye yakınlaşması hakkında konuşurken, sevgi (muhabbet) kelimesine sık sık müracaat ediyor. Diyor ki: “Suriye halkından sevgi ve saygısını esirgemeyen dost ve kardeş Türk halkına biz de sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Kardeşçe duygularla selamlıyoruz Türk halkını… Aziz dostum ve meslektaşım muhterem Erdoğan’a da sevgilerimi sunmak istiyorum. Kendisine Türkiye’de yaşanan kalkınmanın devamını temin yolunda başarılar diliyorum. Türkiye’nin kalkınması, Türkiye ile Suriye’yi birleştiren ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesine de olumlu şekilde yansıyacaktır. Türk halkı ile Suriye halkını birbirine bağlayan tarihi bağlar ve iki kardeş halkı birleştiren ortak paydalar var. Biz iki ülkede yaşayan tek bir halkız.”

Aramızdaki “kültürel ilişki”nin en önemli sembollerinden biri olan Segâh Kurban Bayramı Tekbiri’nin bestekârı Itrî ile akrabalığı meselesini soruyorum…

Bir gün Suriyeli bir delikanlıya “Kurban Bayramı’nda okuduğumuz tekbir var ya, onun bestekârı Itrî namıyla maruf bir Osmanlı’dır” demiştim de, delikanlı neye uğradığını şaşırmıştı: “Onu Resul’den beri öyle okumuyor muyuz?” Belki Naci Itrî de onu Resul’den beri öyle okuduğumuzu zannediyordu. Meşhur bestekârımız Buhurizade Mustafa Itrî Efendi’den haberi yoktu belki. Başbakan Erdoğan Şam’daki buluşmalarında bu tarihî şahsiyetin İslam dünyası için taşıdığı büyük öneme dikkat çekerek “Akraba olabilirsiniz” deyince, merak edip araştırmış ve ailesinin bir kısmının 17’nci asırda Halep’den İstanbul’a göç ettiğini öğrenmiş. “O büyük bestekâr muhtemelen bizim ailenin İstanbul’daki koluna mensup” diyor; “Ailemizin o dönemde ıtır ticaretiyle iştigal ettiği bilinir; Itrî lakabı oradan geliyor.”

Söylemesi ayıp, Mustafa Itrî Efendi muhabbetinden futbol muhabbetine geçiyoruz…

Suriye Başbakanı, Halepli olması hasebiyle İttihad takımını tutuyor; ama Erdoğan’a olan büyük muhabbetinden dolayı aynı zamanda Fenerbahçeli. Erdoğan’la anlaşmışlar: “İnşaatı devam etmekten olan Halep Olimpiyat Stadı’nın açılışını Fenerbahçe-İttihad dostluk maçıyla kutlayacağız inşaallah. Başkan Esed, muhterem Erdoğan ve bendeniz, maçı beraber izleyeceğiz. O günü iple çekiyorum.”

…Ve o gün geldi.

Fenerbahçe bugün Halep Olimpiyat Stadı’nda İttihad’ın misafiri olacak. İki takım birbirine karşı değil birbiri için oynayacak ve skor ne olursa olsun Türkiye ile Suriye beraber kazanacak. Birbirinden zorla ayrılan iki halkın (ki aslında iki halk demeye de bin şahit ister) yeniden bütünleşmesi sürecinde bir kilometre taşı olacak bu dostluk maçı.

Göreceksiniz inşaallah; Arap’ıyla, Türk’üyle, Kürt’üyle bütün Halep ahalisi ve onların şahsında bütün Suriye, Fenerbahçe’yi, Başbakan Erdoğan’ı ve dolayısıyla Türkiye’yi öyle bir bağrına basacak ki, Türkiye-Suriye sınırı olmayan anlamını bile yitirecek.

                                                                                           

Reklamlar

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: