…:::::SeRzEn!şLeR:::::…

Eylül 14, 2008

Cafcaf 10 Ekimde bağımsız !!!

Kategori: Güncel Yazılar — serzenis @ 12:48 pm

17. sayısıyla Genç Dergisi ile birlikte sürdürdüğü serüvene nokta koyan Cafcaf Mizah Dergisi büyük, büsbüyük, kocaman bir kampanya başlattı.

Camianın gelmiş geçmiş en çok satan mizah dergisi olmak fikriyle yola çıktı ve akıllara seza bir kampanya fikri doğdu.

40 GÜN – 40 BİN

Cafcaf Mizah Dergis,i Genç Dergisi ile çıkacak son sayısından 40 gün sonra, 10 Ekim 2008′de, yani güle güle ölen derginin 40′ı çıkar çıkmaz bağımsızlığını ilan edecek.

Abone olmak isteyenlerden para değil şimdilik sadece söz alan Cafcaf Dergisi, www.cafcafdergisi.net/abonelik sayfasından talepleri kabul ediyor.

Eylül 2, 2008

Haftanın Resmi / Asi Kız

Kategori: Resim — serzenis @ 8:59 am

 

 Resim : Fatma / Asi Kız ( rumuzu )

 Adres : Mihmandar.wordpress.com

Doğmamış Bir Çocuğa Mektup / Haftanın Kitabı

Kategori: Kategorilenmemiş — serzenis @ 8:44 am

İlk defa vize oluyordum. Her zamanki tatlı sınav heyecanı içime dolmuştu. Bunun yanı sıra, ilk defa karşılaşacağım bir türe olan merakım sayesinde yerimde duramıyordum. Nihayetinde sorular önüme gelmişti. Bir besmele çektim, gözlerimi yumdum… Ve Başladım!… Hiç zorlanmadan tüm soruları cevapladım. İlk ben teslim ettim kağıdımı. Sınıftan çıkabilirdim ama oturmayı yeğledim. Canım sıkılıyordu ama dışarı çıksam da sonuç değişmeyecekti.

Sandalyem hocanın hemen karşısındaydı. Canımın sıkıldığını gören öğretmenim, masasının üzerinde duran iki kitabından birini istersem okuyabileceğimi söyledi. Gözlerimin içine bakarak gülen gözleriyle, sıcacık gülümsedi. Hemen kitapları alıp, göz gezdirdim. Bir tanesi ciddi bir esere benziyordu. O esnada yeterince sıkılıştım, o kitabın beni açmayacağını düşündüm. Diğer kitabınsa ismi hem tanıdık geliyordu hem de merak uyandırıyordu. Onu alarak okumaya başladım…

* * *

“Şimdi, yüzümü, saçlarımı, düşüncelerimi sırılsıklam eden bir korkunun içinde kilitliyim. Bu korkunun içinde ne yapacağımı bilemiyorum. Anlamaya çalış: Başkalarından korkmak değil bu… Başkalarına hiç aldırmıyorum. Tanrı korkusu değil. Tanrıya inanmıyorum. Acı korkusu değil. Acıdan korkum yok. Senden korkuyorum, seni hiçyokluktan çekip zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan. Seni çok beklediysem de karşılamaya asla hazır olmadım. Ama kendi kendime hep o kötü soruyu sordum: Ya doğmak hoşuna gitmezse?”

(dahası…)

WordPress.com'dan blog alın.