“bazen daha fazladır herşey“
Şarkıları tutuyoruz… Anlıyoruz, anlaşılmıyoruz yada anlatamıyoruz, anlamıyorlar…. Hüzün çöküyor geceye…
Bir köprüden geçiyoruz. Basit, eski ama güzel bir köprüden. Bir imbatı arıyor gözlerimiz, inadına. Varoluşumuzun sancısı, şöyle söylemeli anlamı, işte o anlamı anlamıyoruz. Anlamak istemediğimizden değil. Nedeni de yok! Belki anlatabilsek, şöyle kıyısından anlaşılsak biraz, herşey yoluna girecek, bekleyelim o zaman. Beklenileni bekleyelim, evet.
“ben bu yüzden hiç kimseden gidemem, gitmem,
unutamam acı, tatlı ne varsa hikayemdir
acının insana kattığı değeri bilirim, küsemem
acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir“
güzel söylemişsin sezen abla. Ama ne var ki orada da biraz eksik var. Acıdan geçmeyen şarkılar çok eksiktir. Eksilmeyelim.
Yok hayır kırgın falan değilim, umut kalmamıştır belki yüreğimde. Afilli kelimeler yok hani diyor ya ‘amin yok, dua yok‘ öyle bir durum benimkisi.
Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Gitmek! Ah evet gitmek! Bazen gitmektir aslolan. Geçmek, düşünmeden arkana bakmadan Karakoç’un Mona Rosa’sını bulacağını, elbet, bildiği gibidir gitmek. Gitmektir bazen herşey.
“Ardımda bırakıp gül sancısını
Ayrılık anı bu sisli şarkıyı
ırmaklar gibi akıp uzun uzun
terkediyorum bu kenti
ah ölüler gibi”*
Herşey için ben, tek bir şey istiyorum. Vazgeçmeyin, Şarkılara tutunun, gidin, sigara falan için, yaradanı düşünün, kaçınılmayan şeyler için kendinizi üzmeyin. Ama vazgeçmeyin…
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza*
Cihat Arpacık
* Kazım Koyuncu
*Sezai Karakoç


this piece can be regarded as a seriously piece of the all heart of the all man who did not lost their ambitious skills. this piece was the best event of today, certainly.
Yorum�Yorumlar yazan: serdar — Haziran 28, 2007 @ 1:46 pm |