…:::::SeRzEn!şLeR:::::…

Nisan 29, 2007

Neden 27 Nisan, Neden 23.15 ??

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 8:42 pm

27 Nisan Genelkurmay Bildirisi, Türk siyasi tarihindeki yerini aldı.

Bildirinin sebep olacağı gelişmeleri hep birlikte zaman içinde göreceğiz. Bu bildiri, Türkiye’nin normalleşme sürecine ciddi katkıda mı bulunacak (Evet, şaşırdığınızı biliyorum ve evet böyle bir ihtimalin de bulunduğunu düşünüyorum A.B.), yoksa istikrar özürlü bu ülke bir kez daha mı çağdaş demokrasiler çizgisinden sapacak, bunu zaman gösterecek.

Bugüne kadarki benzer klasmanda girişimlerin hemen hemen tümü içerikleriyle etkili olmuştu. Ancak bu seferki bildirinin şekli unsurları da en az içeriği kadar önemli.

- Böyle bir bildiri ilk kez internetten yayınlanıyor.

- Böyle bir bildiri ilk kez gece saat 23:00’dan sonra yayınlanıyor.

Bildirinin internetten yayınlanması, üzerinde uzun uzun yazılıp, çizilecek bir konu. Bunun bilişsel, sosyal, siyasal, stratejik ve diplomatik yönleri var. Ama bu yazı işin bu yönünü tartışmak/irdelemek için yazılmadı. Bu yazının konusu bildirinin yayın saati;

NEDEN 23:15

Neden bu kadar geç? Neden tatile bakan bir Cuma gecesi? Biraz bilgi, biraz duyum, biraz öngörü yardımıyla işin zamanlamasını anlamaya çalışalım. Aslında yeterli zaman yoktu böyle bir bildiri yayınlanması için. Neden mi? Belki de aşağıdakilerin birinden veya bir kaçından dolayı:

(daha fazla…)

Nihat Genç: Biz Allah’ın Yanındayız!

Filed under: Video !! — serzenis @ 10:52 am

İlk Ata; ha ha ve ha!

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 10:33 am

Yahu biz bitirelim diyoruz onlar vazgeçmiyorlar… Ne adamlar ya hû! : )

Şimdi biz geçenlerde sözde Kemalistler’le birkaç ataşmamız oldu ya, bununla ilgili birçok mail geldi. Şimdi sizlerle bir tanesini paylaşacağız. Bizi oldıkca güldürdü. Sizlerinde gülmesini isteriz tabi ki. .Dengesiz arkadaşımızın mailini aynen aktarıyorum;

(daha fazla…)

Nisan 26, 2007

Hayırlı olur mu?

Filed under: Güncel Yazılar — cihatarpacik @ 12:52 pm

 

Çiçek Ahmet’te otururken Recep Tayyip Erdoğan için ‘büyük fedakârlık yaptı be abi’ dedi bir arkadaşım.

Ben öyle düşünmüyorum.

Her ne kadar karizma bir ismi olsada Cumhurbaşkanlığı’nın, her ne kadar köşkte yaşasada Reis-i Cumhur, işte sadece o kadar kalır. Aksiyon adamı değildir yani Cumhurbaşkanı. Önüne bir kâğıt gelir, ya imzalar, ya imzalamaz. Bu böyledir. Bir de bazı memurluklara adam atar.

(daha fazla…)

Nisan 24, 2007

Hayırlı Olsun . . . .

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 6:24 pm

11. cumhurbaşkanlığına adaylığını resmen açıkladı. Vatanımız ve milletimiz için hayırlı olur inşallah. . Başörtüsü kampanyaları başlatan gerici kardeşlerimiz kuduruyordur belki şimdi. . Eşi başörtülü bir bayan. . Heralde kemalist arkadaşlarımızda kuduruyordur. . Suratları acaba Deniz Baykalınkine benziyor mu ?? Tandoğanda mı toplanacaksınız tekrar ? Veya İstanbulda mı düşünüyorsunuz ? Millet sizin yaptığınız ucuz politikaya cevap verdi. . Erkan Mumcu, Recai Kutan, Mehmet Ağar, Muhsin Yazıcıoğlu ve Devlet Bahçeli siz ve sizin gibilerine açıkca tavrını belirledi. . ”Hadi oradan” dedi size. . Bazı yazarlar amiyane tabirleriyle sizlere kıçlarıyla güldüler. . Çünkü sudan çıkmış balığı andırıyordunuz Tandoğanda. . Çünkü adi bir kırmızılık vardı suratınızda Meclis kürsüsünde. . Çünkü şerefsizce kampanyalarınız vardı sizin ( bu kampanyaları bilirsiniz ) . . Bu çünkü’leri uzatabiliriz. . Ama biz uzatmayacağız. . Uzun lafın kısası tekrar sayın Gül‘ün adaylığına hayırlı olsun diyoruz. . .

Nisan 23, 2007

Sayın katakulleciler, yok sayılmak nasıl birşey ?

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 6:58 am

     Hurşit Doğan

 ————————————–

Gerçekten nasıl bir şey yok farz edilmek Sayın Katakulliciler? Adam yerine konmamaktan da öte değil mi?Daha yaralayıcı; Yok farz edilmek…O kadar millet vekilinin hiçbir şey ifade etmemesi…Seçime girsen de hava girmesen de…Terk edip gitsen de hava gitmesen de…Ha varsın, ha yoksun…Adamlar istediklerini seçecekler.Gel de çatlama.Çatlasan da patlasan da seçecekler.“Atatürk millete egemenliği vermekle yanlış yapmıştır” desen bir türlü, demesen bin…

Atam! niye “egemenlik Beyaz Türklerindir” demedin ki? Adamları da zor durumda bıraktın.

(daha fazla…)

Nisan 21, 2007

Serdar Turgut fotoğrafı yorumladı . . .

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 10:08 am

Akşam Gazetesi genel yayın yönetmeni Serdar Turgut bizim yorumlayamadığımız fotoğrafı bugün köşesinden yorumladı. .  ”HepimizHıristiyanız” pankartını yorumladı. . Yorumsuz başlığıyla sitemizde duyurmuştuk. Ama oldukca yerinde bir yorum geldi Akşam Gazetesi genel yayın yönetmeninden. . Buyrun yazarın yorumuna geçelim ;

“Öldürülen insanların arkasından anında bazı insanlar toplanıp ölen kişinin kimliğinin kendilerinde de olduğunu iddia ediyor. Örneğin bir Ermeni öldürüldü, kalabalıklar ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye bağırdılar. İki Protestan Hıristiyan öldürüldü, anında toplanan kalabalıklar ‘Hepimiz Hıristiyanız’ diye haykırdılar. Benim merakım şu: Ya bir gün bir orospunun çocuğu vahşi şekilde öldürülürse kitleler ne diye bağıracaklar ya da ilkesizlik yapıp bu kez gösteri yapmayacaklar mı ki?”

Nisan 19, 2007

Yorumsuz- No comment

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 3:20 pm

Bu resmi biz yorumlayamadık. Yorumu siz değerli okuyucularımıza bırakıyoruz.

Nisan 17, 2007

Keditör Soruyor: “Yürümekle yollar aşınır mı?”

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 4:20 pm

Ankara’da yürüdüler.

Günler, aylar öncesinden medya ve ideolojik kılıçlarını kuşanmış bazı kurum ve kuruluştakilerin açık, ısrarlı, yer yer arsız davetkarlığı sonucu biriken kalabalıkla yürüdüler.

İki gündür de bu yürüyüşü öve öve bitiremiyorlar.

(daha fazla…)

ENGİN ARDIÇ’TAN ŞAMAR !!!

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 9:29 am

 ENGİN ARDIÇ’tan yüz binlre şamar. . Tandoğan meydanında toplanan o kuru kalabalığa adete şamar atıyor Engin Ardıç. . Gözlerden kaçan bu yazısını sizinle paylaşıyoruz. Birileri muhakkak okumalı bu yazı. Baştan sona kadar. . Lütfen okuyunuz. . Tarihi bir şamar niteliğinde. . Tandoğan’a en güzel cevap bu yazı olsa gerek. . Teşekkür ediyoruz gazetecimize bu cesaretinden dolayı. .

İşte o yazı ;

Sevgili bürokratlar… Başbakanın, cumhurbaşkanı olunca “şeriatçı rektörler” atamasından korkuyorsunuz, değil mi?

Peki niçin rektörleri her üniversitenin kendi senatosuna seçtirme yoluna gitmediniz? Üniversitelerden “esas olarak solu kazımak” amacıyla düşündüğünüz YÖK kurumunun günün birinde “ötekilerin” eline geçebileceği niçin hiç aklınıza gelmedi?

(daha fazla…)

Nisan 13, 2007

“Beyaz Adam”ın Düşündürdükleri

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 12:25 pm

İngiliz esirlerinin yayınlanan görüntülerine uzmanları ile bakan Beyaz Adam’ın vatandaşları, başörtüsünü taciz algılayarak gurur yaparken, evlere tekmeleri ile giren askerlerinin görüntülerine hangi psikolojik dürtüyle bakabildiklerinin kare kare sorgulamasını da yapabilecekler midir bir gün ?

Okan Şahin / cemaat.com

(daha fazla…)

Nisan 12, 2007

Çok yaşa sayın ARINÇ . . . .

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 2:00 pm

 

Beklediğimiz açıklama devletimizin ikinci adamından geldi. . Sayın ARINÇ’ın o cümlelerini sizlerle paylaşıyoruz. . .

BARZANİ’NİN CANINI
BİZ KURTARDIK

Barzani’nin bizden yediği ekmek kursağında durmaktadır. Barzani canını bizim sayemizde kurtarmıştır.
Pasaportunu biz verdik. Körfez savaşından 10 milyar dolar zarar gördük. Türkiye bu tazminden payını alamadı. Kürt kardeşlerinin canlarını kurtarmak için fakir millet yardım bulunmuştur. Barzani ABD’ye bu kadar güvenmese söylemezdi. Ne zaman ABD’ye güvenseler perişan olmuşlardır. Saddam döneminde olduğu gibi. İhtiyatlı olmalarını tavsiye ederim. Onlar bir gün gider. Biz burada kalıcıyız. Bu millet yeri gelir kendisine dil uzatanları cezasını verir.  ”

Nisan 11, 2007

Siz dayatma görmemişsiniz. / Engin Ardıç

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 1:00 pm

 

 

 

 

 

Anlama özürlüler için hemen belirteyim: Başbakanın cumhurbaşkanı olmasını istemiyorum.

Sonra da asıl lafıma gireyim: Aylardır ortalıkta dolaştırılan, seçim günü yaklaştıkça da hız verilen bir safsata var. Yeni cumhurbaşkanının “dayatmayla” seçileceği safsatası…

Meclisin gerekli ve yeterli oyuyla yapılacak seçim “dayatma” olarak kabul ediliyor. Toplumda bir “konsensüs” gerekiyormuş, herkesin üzerinde anlaşacağı ortak bir aday bulunmalıymış…

Geçen gün de bir CHP yöneticisi (adının Ahmet ya da Mehmet olması önemli değil, bir CHP yöneticisi olması önemli), bunun bir tür “sivil darbe” sayılacağını söyledi.

Başbakanı Çankaya’da “sözde” görmek istemeyenler ama aslında iktidar partisinin oy yitirmesine neden olacağı umuduyla bal gibi isteyenler, “dayatma ürünü olmayan” bir tek aday bulup çıkaramamışlar, şimdi atıp tutuyorlar… Çünkü böyle bir adam yok! Kemalistinin dincisinin, sağcısının solcusunun, bürokratının kapitalistinin, aydınının halkının, işçisinin köylüsünün hep birlikte üzerinde anlaşacağı bir tek Türk yok!

Kendi adayın yok, başkası aday çıkarınca dayatma oluyor ha?

Şimdiki gelişmenin bir dayatma olduğunu söyleyebilecek en son kişi herhalde herhangi bir CHP yöneticisidir…

Atatürk, serbest seçimlerle oluşan bir meclis kararıyla ve çeşitli tercihler arasından mı kazanarak cumhurbaşkanı olmuştu?

İkinci bir aday var mıydı? Aday olabilecek herhangi bir babayiğit var mıydı peki?

Laf aramızda, Atatürk’ün cumhurbaşkanlığına yeniden seçildiği bir tek tarihi, bir tek yılı bilen var mı aranızda? Yok. Acaba 1929’da mı cumhurbaşkanlığı yenilenmişti yoksa 1935’te mi, biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz. Meclis seçimleri 1928 yılında mı yapılmıştı yoksa 1936 yılında mı? Onu da bilmiyorsunuz. Peki 1941’de mi seçim olmuştu 1942’de mi? Yanıt veremezsiniz.

Çünkü bütün bunların hiçbir “belirleyici” yanı yoktu da ondan. Sonucu belli olan seçim, seçim miydi?

Hadi o Atatürk… İnönü’nün cumhurbaşkanı olması için Fahrettin Altay ağırlığını koyunca bu dayatma olmuyor, öyle mi?

Celal Bayar seçimi kazanıyor, Çankaya’ya çıkıyor, bu dayatma oluyor, bazı askerler İnönü’ye “istersen darbe yapalım, önleyelim paşam” diyorlar, bu da demokratik tepki mi?

Cemal Gürsel’i cumhurbaşkanı yapmak için halka mı sordunuz muhalefete mi?

İkinci aday Ali Fuat Başgil’e tabanca çekiliyor vazgeçirmek için, dayatmanın ağababası, feriştahı, daniskası… Ama dayatma sayılmıyor, çünkü bürokrasi öyle uygun görüyor.

Cevdet Sunay’ı rahmetli babam mı dayatmıştı millete?

Faruk Gürler’in seçilmesi için meclis basmalar, kapılara dayanmalar dayatma değil, meclis çoğunluğuyla Turgut Özal’ın seçilmesi dayatma…

“Onursuzca indireceğiz” demişti Deniz Baykal, ne çabuk unutuldu? Ayıptı be, ayıp! Cumhurbaşkanına hakaretti.

Ama meclis çoğunluğuyla bu kez Süleyman Demirel’in seçilmesi bu kez dayatma değildi, çünkü o “yabancı değildi” canım, Erdal İnönü’nün büyük ortağıydı!

Vallahi Fahri Korutürk’ün de, Ahmet Necdet Sezer’in de arkalarında amansız bir halk desteği vardı, çünkü çok iyi tanınan kişilerdi bunlar kamuoyunda… Belki de Ankara’da üç beş politika esnafı kapılar ardında iş bitirip “zararsız” bir aday üzerinde anlaşınca bu konsensüs sayılıyordu, bu tercihin halkla uzaktan yakından ilgisi olmasa da…

Hele Kenan Evren… Karşı propaganda yapmak yasaktı, oy zarfları saydamdı, zar gibiydi, içi, yani oyun rengi görünüyordu, vallahi anayasa da dayatma ürünü değildi, “aradan çıkarılan” cumhurbaşkanlığı seçimi de!

Cumhurbaşkanlığı makamının olağanüstü yetkilerle donatılmasına zamanında ses çıkarmayın, şimdi bu gücün “ötekilerin” eline geçmesi tehlikesi ortaya çıkınca ağlamaya başlayın…

Daha fazla rezil olmadan susun bari.

Anlama özürlüler için de, yazının ilk cümlesini yeniden yazayım: Ben de başbakanın cumhurbaşkanı olmasını istemiyorum. Ama olacak. Hopursak da olacak, bopursak da olacak.

                                                                            11 nisan 2007/ engin ardıç/ akşam

 

Nisan 8, 2007

Emre Akyözden ”DEVLET MEMURU” yazımıza destek !!

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 8:39 am

6 Nisandaki yazımızı okumuşsunuzdur . Bugün gazeteleri çevirdiğimizde, bu yazımızla eş değerde bir yazı kaleme alındığını farettik.Hemen platformumuza aldık. Sayın Teziç’e oldukca güzel bir bakış açısı getirmiş. Devlet Memuru olduğunu ve olduklarını bizim gibi vurgulamış. Altını kalın çizgiyle çizmiş Emre Akyöz. .

Ve bugunkü yazısı ;

Savaşarak çekiliyorlar

Herkesin siyaset hakkında öyle ya da böyle bir fikri vardır ve bunu açıklaması demokrasinin gereğidir. Eğer Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erdoğan Teziç cumhurbaşkanlığı konusunda kendi fikrini ortaya koysaydı, beğensek de beğenmesek de, ilke düzeyinde buna bir diyeceğimiz olmazdı. ” Böyle düşünüyormuş ” deyip geçerdik.
Ancak Teziç, geçen gün, vatandaş olarak değil, YÖK Başkanı olarak konuştu ve durum değişti. Bu kişi kimdir? Parasını devletten alan bir memur… Temsil ettiği kişiler de, yani YÖK yönetimi ve rektörler de öyledir. Tamamı memurdur.
Bu memurlar bir süre öncesine kadar olağan işlerini yapıyordu. Ama cumhurbaşkanlığı seçimi gündeme gelince kıpırdanmaya başladılar.
Kıpraşmalarının sebebini geçen gün anlatmaya çalıştım: Bu takım, “önce ben seni seçeyim, sonra sen de beni seç” tezgahıyla, önemli konumlara gelmiş kişilerden oluşuyor.
Ve yeni cumhurbaşkanı döneminde, adeta kast haline gelen bu takım dağılacak. Ayrıcalıklı konumlarını yitirecekleri için ölesiye korkuyorlar.
Makam arabaları… Peşlerinde koşturan görevliler… Anadolu kentlerindeki afili hayatları… Bunların hepsi, zaman içinde son bulacak. Sıradan bir öğretim üyesi haline gelecekler.
Tek dertleri kurdukları düzeni devam ettirmek… Bunu sağlamak için, hukuku ayaklar altına almaktan çekinmiyorlar.
Ama korkunun ecele faydası yok. Yapabildikleri, savaşarak geri çekilmekten ibaret…
Demokratikleşen, AB yönünde giden ve hepsinden önemlisi dünya ekonomisiyle bütünleşen Türkiye memur sultasını kırıyor.
Esas olay budur. Gerisi laf!

Emre Akyöz/ Sabah

Nisan 7, 2007

Bak sen şu küstaha !!!

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 2:57 pm

Rutin bir gün. Haber sitelerini ziyaret ediyorum. Karşıma çıkan ilk haber. Barzininin çıkışı olarak veriliyor haber. Barzanin sözlerinden alıntı yapmışlat tırnak işaretleri arasına. Aynen buraya taşıyorum. .

”Türklerin Kerkük’e girmesine izin vermeyeceğiz. Eğer böyle birşey olursa biz de Diyarbakır ve diğer şehirlere karışırız”

Bu ne cürey beyefendi ? Bu beyefendide mi kabah, yoksa bizim hükümetlerde mi ? Dahada ileri gidersek Türk dış politikasının iflası mı yoksa ? Anlam veremiyorum. Oldukca zaman geçmiş bu sözleri edeli. Gözlerim bizimkilerin(!) tavrını bekliyor.Haber sitelerinde arıyorum. Acaba jet hızıyla bir cevap verilmişmi vs. . Yok, yok göremedim. Sahi bu küstah adama sormuşlar.  Bu sözlerle Türkiyeye tehtid mi ediyorsunuz ? Küstah adamın cevabı şu şekilde oluyor.

 ’Türkiye’nin Kerkük’e karışması durumunda ne olacağını söylüyorum’

Ho daa. . Nereden alıyor bu cesareti bu adam ? Birinin bana birşeyler anlatması gerekiyor. . Bunlarıda mı duyacaktık ? Bugün bu noktada olmamızda gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin sorumlulukları var mı ? Yoksa son dört senedemi bu gibi olaylar cereyan etmeye başladı ? Adam meydan okuyor. Diyarbakırdan girerim diğer şehirlerden çıkarım diyor. Yani açık açık buralarda istediğim zaman, istediğim atı sürerim demiyor mu ? Dış işleri sözcüsümü çıkar konuşur veya bizzat dışişleri bakanımı konuşur bilemem. Hatta ve hatta Başbakan mı konuşu orasınıda bilmem ama. Birileri konuşsun artık. . Ayıp oluyor ağalar. Ayıp oluyor beyler. . Türk Milleti’nin onurunu ve şahsiyetini ayaklar altına almayın. . Siz söyleyin 70 milyon alkışlayalım. Siz bir cümle edin, gerisini biz getirelim.  Elimiz kolumuz bağlı deyin, onuda anlarız. . Bu adam şuradan güç alıyor deyin.Anlarız. . Ama bizi temsil ediyorsanız, bizim kadar yürekli olunuz. . .

Nisan 6, 2007

Devlet memuru!

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 9:36 am

Bay Teziç! Size son zamanlarda unuttuğunuz bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Siz devlet memurusunuz. Sırtınızı devlete yaslamışsınız. 08:30 – 17:30 arası masa başında vakit öldürüp, daha sonra manavdan yengenin istediklerini eve götürmekten başka bir hasletiniz yok. Sizin maaşınız bizim verdiğimiz vergilerle ödeniyor.  Yani size önerim; bundan sonra öyle boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Sizin işiniz üniversiteleri daha yaşanabilir (!) bir hale getirmek. Bak bakalım dünya sıralamasında kaç tane üniversitemiz girmiş. Hiç! Durum vahim Erdoğan Teziç. Sen işine bak. Haa işini adam gibi yaparsın ondan sonra gelip konuşursun. Sadece başörtüsünü yasaklamayla bitmiyor senin işin. Hadi bakayım memur bey. Devlet memuru’

Teziç’in Asıl Amacı ?

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 6:31 am

YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, üniversitelerin bin bir meselesi varken, işi gücü bıraktı, Tayyip Erdoğan’ın Köşk’e çıkmasını engellemek için arkadaşlarıyla birlikte uğraşıyor.
Niye? İşin aslı şöyle:
Kariyer yaparak üniversitede hoca olan kişilere bizim sistem güvenmiyor. Onların kendi rektörlerini seçmesine izin vermiyor.
Bir üniversiteye rektör mü atanacak? Önce hocalar oylarıyla 6 kişiyi seçiyor. Bu 6 kişiden 3′ü YÖK (Yükseköğretim Kurulu) tarafından cumhurbaşkanına sunuluyor. Köşk de o 3 kişiden birini atıyor.
Mekanizma öylesine baskıcı ve antidemokratik ki… Bazen üniversitede 6 rektör adayı oluyor. Bunlardan biri seçimde 6′ncı sırayı alıyor, yani kimse onu istemiyor. Ama bu kişi yine de rektör olabiliyor.
Cumhurbaşkanı Sezer ile Teziç aynı zihniyete sahip oldukları için, aslında rektörü YÖK belirlemiş oluyor. Böylece kendileriyle aynı frekansa sahip insanları rektör yapıyorlar.
Tayyip Erdoğan’ı ise bu çarka çomak sokacak bir kişi olarak görüyorlar.
İşte yaygaranın asıl nedeni bu. Tabii gerçeği itiraf edemedikleri için bin dereden su getiriyorlar.

Emre Aköz/Sabah

Nisan 5, 2007

Cum Cum Başkanlığı Seçimleri

Filed under: Komşulardan Seçmeler — serzenis @ 8:51 am

CUMCUM BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİSon günlerde, vatandaşlarımızın yüzüne estetik yaptırmak isteyen, fakat bir türlü parasına kıyamayan, ülkemizin bir ileri, iki geri gelenleri, cumcum başkanlığı seçimlerini neden gösterip, vatandaşlarımızın yüzünü bir hayli (iğnesiz, dikişsiz, nakışsız) gerdiler.

Son günlerde Kemal Sunal taklitçileri de ortaya çıktı.
‘‘sahte kabadayı’’ filmine özenen bazı kendini bilenler, kabadayılık taslayıp ‘‘hele cumcum başkanı ‘‘X’’ olsun, aynen indiririz anadın sen loou’’ gibilerinden kabakulaklık taslıyorlar.

Aslında kimin cumcum başkanı olacağı bizi fazla ilgilendirmemeli.

Şimdikinden daha iyi biri olsun da kim olursa olsun.
Ancak bu aralar, şu kendini bilenler hepten zıvanadan çıktı.

Hatta bu son günlerde senaristliğe özenip, birçok senaryo yazan kendini bilen insanlarımızda çoğaldı.

Maşallah demek lazım bunlara…
Aslında o senaryolardan filmler yapsak, hölivut’un pabucunu dama atar, dama çıkıp 100 de takla atarız icabında…

Cumcum başkanlığı seçimleri bir yandan da post kavgasına dönüşmüş durumda.
O mukaddes koltuğa oturma ihtimali olmayan, hayatı muhahahalefet koltuğuna halk tarafından Japon yapıştırıcısıyla yapıştırılmış olan, ülkemizin bir ileri, iki geri gelenleri, postu kurtarmak uğruna, olmayan pireleri var yapıp, üstüne de utanmadan bu pireleri evrim geçirtip deve haline dönüştürüyorlar.

Bazı, umuma açık olması bile sakıncalı olan gazetelerimizde, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın dercesine kendi çaplarında eğleniyorlar.

Pilavı yiyemeyecekleri için ‘’ben yiyemiyorsam kimse yemesin’’ deyip durduk yere hayali kıyamet koparmaya çalışıyorlar.

Öte yandan gazel okumayı bir halt sanan ülkemizin bir ileri, iki geri gelenleri de, boşa kürek salladıklarını bildikleri halde, kendilerine verilmiş olan görevlerini en iyi şekilde icra etmeye çalışıyorlar.

Sonuç olarak ne yaparlarsa yapsınlar, bu cumcum başkanlığı seçimleri ‘’boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz…’’

Selam ve dua ile
HaSSaN Alp ArSLaN

link : http://gericiler.wordpress.com/2007/03/27/cumcum-baskanligi-secimleri/

S. Tarık Aziz Casus muydu ?

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 8:25 am

Saddam Hüseyin ile Tarık Aziz, aynı yaşta sayılır. Daha doğrusu Tarık Aziz, bir yaş daha büyüktü.

Aziz şimdi 71 yaşında… Eğer yaşasaydı, Saddam da 70’inde olacaktı.
Yolları 1950 yılında kesişen bu ikili, dile kolay yarım asır fazla bir süreden beri, âdeta kader birliği yapmıştı.
Saddam iktidara geldiğinde, Tarık Aziz’i yalnız bırakmadı ve ona hep üst düzey görevler verdi.

Saddam Devlet Başkanı olurken, Aziz ise başbakan Yardımcısı’ydı, ama Saddam’ın sağ koluydu.
Saddam, ona çok güveniyordu.
Ne de olsa yıllarca tüm dünyaya onunla birlikte karşı koymuştu.
Aziz, hem Saddam’ın sırdaşı, hem de onun yurt dışındaki ağzıydı.
Tarık Aziz, Saddam Hüseyin’in, 20 yıl danışmanlığını yaptı.
Akıcı İngilizcesi’yle dikkat çeken Aziz, 8 yıl süren İran savaşında ABD yönetiminin de, Bağdat’ta en güvendiği kişilerden biriydi.

(daha fazla…)

Nisan 3, 2007

Ehlen ve sehlen Fenerbahçe / Hakan Albayrak

Filed under: Köşe Yazarları — serzenis @ 6:33 pm

    

Şâm-ı Şerif, Temmuz 2005. Suriye Başbakanı Naci Itrî ile muhabbet ediyoruz. Mülakat? Değil. Harbiden muhabbet. Haydar Aliyev “Tek millet, iki devlet” diyordu ya, Naci Itri de “İki ülkede yaşayan tek bir halk” diyor. Bunu laf olsun diye söylemediğini gözlerinden okuyorum. Adam samimi. (daha fazla…)

Nisan 2, 2007

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, lan kemalist !!

Filed under: Güncel Yazılar — serzenis @ 7:06 pm

Bilmem siz neler düşünüyorsunuz. . Piç kemalist yazımızın ardından bu kemalist(sözde) arkadaşlarımız bir yazı kaleme almışlar. . Bir süredir cevap yazamadım. . Ondan daha önemli işlerim var . . Bizim üstad tabi onlara bir şaplak atmış. . . Neyse. . Braya kadar sorun yok. . Hee bu arada üstadıma hayran kaldım. . Klavyene sağlık üstad. . Bana göre biraz yumuşak yazmışsın ama. . Aldık kalemi sonunda. .

Önce şu arkadaşlarımızın(kemalist) sitelerine girdim. . Ve biri cevap yazmış. . Aman tanrım. . Bu ne hiddet. . Harbi beni geçmiş. . Ama yalan yok beğendim. . Cümleler vs. oldukca güzeldi. . Yazının bir yerinde dolaylı yoldan kendilerine küfür etmiş . . Buraya oldukca güldüm zaten. . İşin tarafı çok sıkıştıklarını sezimledim. . Üstadım gözden kaçırdığı nokta bu olsa gerek. . Bir seneryo yazmış hemen kurt yazar. . Dedik ya bu adam sanalında piç’i olmuş. . Bir karalama haber hemen. Cumhuriyet Gazetesi gibi maşallah. . Neymiş efendim mesaj atmışız. . Onur üylerine vs. ? Onur üyesi ne demek laa. .Bir ara onuda anlat he ? Neyse işte masa başında uydurmuş ve sözde bir hamle yapmış. O satırları okuyan sözde kemalist arkadaşlarda tabi hemen alkış tutmuş. .Vah vah vah. . Gülsem mi ? ağlasam mı ? Ben buraya yazdığınız yorumları yayınlasaydım ne olurdu ?? Mailimize gelen mailler. . Bize ahlak dersi vereceğinize önce kapınızın önünü temizleyin. .Sözde kemalist yeni yetmeleriniz pek küfürbaz. . Ve belaltı çalışıyor. .Siz yöneticiler’i örnek alıyorlardır belki he ?? Şimdi size piç dedim diye bana kızmadınız di mi ? Vah vah vah. . . Sizin yazdıklarınızdan yola çıksaydım. . Yani mailleriniz vs. . Dilimin başka yerlere gitmesinden korkuyorum. . Neyse. . .

Yine gülerek okuduğum bir yeri var. . Yok efendim araştıracaklarmış, yetkili yerlere başvurmuşlar. .Koçum sen bizi ne zannettin ya . .Yetkili yer dediğin neresi laa. . Yoksa mahkemeye mi verdin beni ?? Vah vah vah. . Tüm mahkeme heyetinin önünde sana piç demezsen senin gibi olayım. . Çok zevkli olur ya. . Koçum bizi ne zannediyorsun sen. . Araştırıyormuş. . Bu yazıyı okuyorsan hodri meydan ?? Türkiye’nin neresinde olursa olsun görüşelim sizinle. ?? Hodri meydan koçum ?? Gelin konuşalım ?? Oturalım konuşalım. . Sizin gibi sanal çocukları reelde görmek isteriz. . Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın he ? Var mısınız ?? Bekliyeceğim. . bekliyeceğim. . bekliyeceğim. . Görelim bakalım ne kadar sözünüzün erisiniz ?? Görelim ağalar sizleri. ? Ağalar diyorum. . Klavye ağası olarak biliriz sizleri ondandır.. . Yanlış anlamayın. . .

Biz Hodri Meydan Dedik. . . Öyle istiklal mahkemeleri vs. girip sizi kanda boğacağız vs. kelimelerini yazan sanal delikanlılar. . Size diyorum. . Bu  gericiler sizi bekliyor. . Gelin oturalım konuşalım ???

—- Beni araştıran sanal sözde kemalist kalvye ağası canım kardeşim. . .Bu davetimde bizzat görüşelim seninle istersen he ?? Biz ve bizim inancımız adama şah damarından bile yakındır ona göre. .  Ve şu yukarıda duran söz. . .  ALLAH VE ELBETTE YENİLMEDİK. . . bu bilek bükülmez yiğenim. . . .

Şimdilik yeterli. . . Benim noktalama işaretlerime de takılmış biri. . Tüm fazlalıkları kendisine gönderiyorum. . . Gereğinden fazla kullanırım evet. . Arkadaşa hediye ediyorum. . Ne yaparsa yapsın . . .

Serzenis blog’u yoluna devam ediyor arkadaşlar. .  Hayata dair ne varsa biz yazmaya devam ediyoruz. . .Maksat yerimiz belli olsun. . Kalemimizden ne çıkarsa. . . Üstad kızma bana bu yazımdan dolayı. . . Yakında Cumhurbaşkanlığı seçimi analiziyle geliyoruz. . Ve tabiki genel seçimler. . . Bizi izlemeye devam edin. . .

Teşekkürler. . .

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.