…:::::SeRzEn!şLeR:::::…

Özgürlüğün tadını çıkarın. . .

Elveda AK PARTİ. . .

 

Anayasa mahkemesi başörtüsü hakkında kararını verdi. Açıkca anayasanın 2. maddesi gösterdi gerekce olarak. Yani laikliğe atıfta bulunarak, değiştirilemez maddenin içinin boşalacağını düşünerek bu kararı verdi. . .

Peki Yargıtay’ın iddianemesinde ne var kapatma davasıyla ilgili ?

AKP’nin 2. maddenin içeriğini boşaltması, laikliği doğrudan değil dolaylı yoldan çiğnemek vs vs vs. . .

Eee bu durumda ortaya ne çıkıyor ? ? ?

Fotoğraf basit. . . Başörtüsü konusunda alınan karar ortada. . . 11 el’in üstünde olan bir güç yok. . . Süreç AKP’yi tarihe gömecektir. . . Doğrusuyla, yanlışıyla 7 yıllık tek başına iktidarın muhasebesi elbette yapılacaktır. . .Çünkü İktidarın son günleri yaşanmaktadır. .

AKP’nin yerine kurulacak herhangi bir partininde ne şekilde Türk siyasetinde kabul göreceğini hep beraber izleyeceğiz. . .

Türkiye yeniden KAOS ortamına sokulmuştur. . . Süreçte AKP ne gibi yanlışlar yaptı bilinemez. Kapalı kapılar ardından hangi pazarlıklar yapıldı bilinemez. . .

Tek bilinen şu. . .

Kaybeden hep Türk Milleti oluyor. . .

28 Şubatta da biz kaybettik. . . 12 Eylülde de. . . Ve yarın Akp kapatılırsa yine biz kaybedeceğiz. . .

Rövanşın rövanşına hazırlık. . .

Yeni isimler. . . Siyasi söylemler. . . Sistematik dolarlar. Imf amca. . İran operasyonu. . Benzine yine zam. . . Memur ek zam istiyor. Tuzlada bir işçi daha ölüyor. . .

Anayasa mahkemesinin kararı ardından konuşan Odtü rektörü şu cümleleri söylüyor. . .

” Bizim başı örtülü öğrencilerimiz sisteme son derece saygılı, ya başlarını açarak giriyorlar ya da peruk takarak giriyorlar.Onun için karar üniversitelerde hiçbir problem yaratmaz. . ”

O kadar keyifliki. . . Ardından ben de bir sigara yaktım. . . Hakkatten bu cümleden sonra ondan daha da keyifli bir şekilde sigarımı bitirdim. . .

Neyse. . .Sahne ortada. . Türkiyenin gündemi bitmez. . .Bu oyunda yerimiz asla para verip oyun izlemeye gelen seyirci tipi olmasın. . . Mümkünse bu sahneden uzaklaşın !!!

Mehmet Efe YAZICILAR / SerzenislerCom

Haziran 18, 2008 Yazan: serzenis | 1 | | 2 Yorum

Al Pacino

Haziran 16, 2008 Yazan: serzenis | Resim | | Yorum yapılmamış

”Eski”den’di. . .

 

Milli Takım ana sponsoru TTNET’in yaptırdığı reklam filmi oldukça konuşuldu, genel itibarıyla beğenildi.

İçinde ‘anne sıcaklığının, anne samimiyetinin’ geçtiği, güzel bir reklam filmi. Reklam demek ne kadar doğru, bunu da bilmiyorum aslına barsanız. Çocuklarını överkenki, o çocuksu yüzleri. Aslında rol yapmamışlar diyorum. Olması gerektiği gibi, yaşadıkları gibi, konuşmuşlar işte öyle birbirleriyle.

Ama elde kalan bu son aşkın, bu son aşklardan sadece birinin daha bir histeriye kurban gittiğini görmek…

Neyden bahsettiğimi açmam lazım. İşte bu sıcak reklam filmi, artık ismini açıkça söylemem gerekiyor, faşizan-laisizme kurban edilmek üzere.

Nedeni de çok basit. Futbolcuların bir kısmının annelerinin başlarındaki örtü…

Mail kutuma dolan iğrenç mesajlar. Gündemin sıcak maddelerine nazire yaparcasına Milli Takımın’da kapatılması gerektiğini söylüyorlar.

Bam telinin çatladığı yerdeyiz demektir artık bu. Bir daha asla eski günlere geri dönemeyeceğimizin işaretidir.

Toplumun tam ortasına yerleştirilen bu bombanın ne zaman patladığı konusunda en küçük bir fikrim bile yok ama artık kimsenin ötekiyi anlama, derdine derman olma yada geçelim bunları yolda gördüğünde şöyle sıcak bir gülümseme göndermesinin ihtimali kalmadığının farkındayım.

Bu ülkeye dair beslediğimiz aşklar bitmez elbette, elbette içeride ölümün soğuk kollarına yatan kızları da, okul önlerindeki beyaz başörtüleriyle bekleyen kızlarıda aynı içtenlikle bağrımıza basmaya devam edeceğiz, ama artık herşey çok buruk kalacak. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Hani aynı sokakta top oynarken, hani annelerimizin oturmalara gittiği günlerden, “hani herkes arkadaş, hani oyunlar sürerken.” Velhasıl eskidendi.

Bu arada Brezilya’yla Peru arasındaki o gizemli kabileye de ilişmeyin kardeşim. O kadar da uzun boylu değil…

Cihat ARPACIK / SerzenislerCom

Haziran 6, 2008 Yazan: serzenis | 1 | | Yorum yapılmamış

Erbakan’a mektup. . .

 

 

Türk Milleti adına samimi gayretlerinizden dolayı sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. . .

Değerinizi bilemedik belkide. . .

Hayatınızı, cümlelerinizi, düşüncelerinizi ele aldığımız vakit. . .

Meclis kürsüsünden bağıra bağıra anlattığınız olaylar aklıma geliyor. .

Güçlünün yanında değil, hakkın yanında olmanız. . .

Ve bazı bedelleri göze alarak bu yola koyulmanız. . .

Sizi zaten buradaki satırlara sığdıramam. . . Böylede bir niyetim yok zaten. Şahsım olarak samimi teşekkürleri sadece bu köşe vasıtasıyla bildirmek istedim. . .

Hatta kendimle birlikte, tüm Türk milletini de içine kattım. . Hatta bazıları düşünceleriniz ve projelerinizden dolayı tüm islam alemini ve ezilmiş halklarıda katabilir bu teşekkürün içine. . .

Halkımızı size küfrettirdilerse de. . . Erbakan dediğimiz vakit 50 yıl sonra bile bazı suların duracağına şahit olacaktır çocuklarımız. . .

Gayretiniz, samimiyetiniz, düşenceleriniz, projeleriniz. . .

Siz gidebilirsiniz. . .

Fakat milyon Erbakan arkanızda bırakıyorsunuz. . .

Mirasınıza sahip çıkabilen bir Türkiye düşlüyorum gelecekte. . .

El sallamanız, göz yaşlarıyla karışıyor. . .

Hafızlarda vurucu cümleleriniz kalıyor. . . Arkanızdan üç beş cümle söyleniyor. . . Musalla taşındaki bedeninize ne de saygı duyuluyor ??

Evet. . . Birileri seviniyor. . . Birileri eğleniyor el sallamanıza. . .

Ama birileri de samimi göz yaşlarını karıştırıyor el sallamanıza. . .

Birileri o koskoca meydanlarda ettirdiğiniz Milli Görüş yeminini tekrarlıyor defalarca. . .

Zafer inananlarındır, zafer çok yakındır. .  diyorsunuz o gür sesinizle. . O inanmış cümlelerinizle. . .

Evet. . .

Tüm samimiyetimle tekrar teşekkür ediyorum . . Önünüzde saygı ile eğiliyorum muterem Hocam. . .

 

Mehmet Efe YAZICILAR

Mayıs 31, 2008 Yazan: serzenis | M. Efe Yazıcılar | | Yorum yapılmamış

Zihinlere tecavüz

Fatih Üniversitesi nde Basörtülü bir üniversite ögrenci eli kanlı terör devleti israilin baskonsolosuna cicek verdi.
Bu fotograf neden önemlidir?
Birincisi ırkcı emperyalistlerin dünyamızı yasanılmaz bir hale getirdikleri bir dönemdeyiz.Sayılarının azlıgına aldırıs etmeden dünya üzerindeki nimetlerin büyük bölümüne iktisadi ve askeri zorbalıklarla sahip olan siyonist güclerin yaptıkları zulumlerin haddi hesabı yok.Irak , Afganistan ,Sudan Filistin ve kan ve göz yasının oldugu her yerde kendini gösteren siyonist güclerin planlarına karsı cıkabilecek olan yegane güc olan islamdır.Bunun farkında olan küresel güclerin islamın kafire karsı mukavemet kabiliyetini ortadan kaldırmaya yönelik ılımlı islam projesinin müslümanların zihniyet dönüsümüne etkisini gösterdigi icin önemlidir.
İkincisi kurtulus savasının baslatılmasında bile önemli bir yere sahip olan , milletin namus olarak gördügü , yıllardır üniversitelerde basörtüsü yasagına karsı yapılan basörtüsü mücadelesinin anlamını yitirmesidir.
Eli müslüman kardeslerinin kanıyla sulanmıs birisine cicek veren basörtülü müslüman bir üniversite ögrencisi….
Burada problem hüsniyetle cicek veren kardesimiz degildir. Onu bu denli suursuz bir kimlige sokan ılımlı islam projesinin masalarıdır.
Bilinmelidir ki dünyayı kan gölüne ceviren siyonistlerin ve onların isbirlikcilerinin hesaplarının üserinde bir Hesap vardır.Bu millet asırlar boyu nasıl islamın sancaktarlıgını yaparak sereflendiyse gelecekte de ırkcı emperyalistlerin zulümlerini durdurup adil bir dünya kuracaktır.

 

4fakulte.com

Mayıs 12, 2008 Yazan: serzenis | 1 | | Yorum yapılmamış

Türkiye, bebek sigortalılığında Oscar alır mı?

Sosyal güvenlik reformunda nihayet sona geldik. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan 5754 sayılı kanun dünkü resmi gazetede yayınlandı.

Böylece kamuoyunda sosyal güvenlik reformu olarak bilinen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun önemli kısmının yürürlüğe gireceği 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle hayatımızda önemli değişiklikler olacak.

Reform süreci çok sancılı geçmişti. Reform sürecinin belki de en fazla takip edilen kısmı, beşikteki bebeklerin bile sigortalı yapılması için ailelerin gösterdiği çabaydı. 2008 Ocak ayında 8 yaşından küçük bir tek bebeğin bile sigortalı olmadığı ülkemizde, Nisan ayında 0-2 yaş aralığındaki tam bin 435 bebek sigortalı yapılmış. Aşağıdaki tabloda sayıları daha net görebiliriz.

Sigortalı Sayıları

Yaş Aralığı

2008/1

2008/2

2008/3

2008/4

0-2

0

1

1

1.435

3-5

0

0

6

3.212

6-8

0

0

4

3.641

9-11

20

2

22

5.314

12-14

95

166

417

14.214

15-17

6314

10824

12240

124.523

         Yine, Mart ayında İlk Tescil olan sigortalı sayısı 114.500 kişi iken, Nisan ayında İlk Tescil olan sigortalı sayısı 580.900 kişi olmuş. Toplam aktif sigortalı sayısı 11.126.500 kişiye yükselmiş. Pasif sigortalı sayısı toplam 4.842.630 olarak dikkate alındığında aktif/pasif sigortalı oranı 1,90′dan 2,30′a yükselmiş. Bu da sosyal güvenlik sistemimiz açısından önemli bir iyileşme.

Devamı »

Mayıs 10, 2008 Yazan: serzenis | Seçtiklerimiz | | Yorum yapılmamış

Minibüse de Akbil geliyor

 

Yolcular otobüste olduğu gibi minibüslerde de akbil kullanacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ulaşım sorunun çözümü için geliştirdikleri projeler hakkında bilgi verdi. Topbaş, minibüs esnafının büyük bir bölümünün akbil sistemini kabullendiğini belirterek şöyle konuştu; “Bizim toplu taşımadaki gelişmemiz onları mağdur etti. Bir çok hatta minibüsler ciddi yükümüzü alıyor.

Onları da sisteme dahil etmek istiyoruz. Akbille veya elektronik biletle minibüsü kullanacak, otobüse aktarılacak. Ücret politikaları değişik olacak. Bu da daha disiplinli taşımacılık sağlayacak.” Topbaş, İETT içinde birim kurarak bir otobüs havuzu oluşturmak istediklerini de söyledi.

BUGÜN

Mayıs 10, 2008 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | Yorum yapılmamış

4 Yıllık Liseyi 3 Yılda Bitirme Şansı

Eğer sınıf geçmeyle ilgili taslak onaylanırsa, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 puan arasında olan öğrenciler, erken mezuniyet hakkına sahip olacak

Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) yenilenecek Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliği’nde, 4 yıllık lise mezuniyetini 3 yıla indirecek bir düzenleme yer alacak.
Buna göre, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 puan arasında olan öğrenciler, erken mezuniyet hakkına sahip olacak. 8 dönem yerine 6 dönemde liseyi tamamlayacak olan öğrenciler, ÖSS’ye çalışmak için bir yıl ek süre kazanacak.
Yönetmeliğin yenilenmesini öngören taslağı Talim ve Terbiye Kurulu’na gönderen MEB, yeni bir düzenlemeyi de gündeme getirdi.
Öğrencilerin başarısız oldukları tüm derslerden ortalama yükseltme sınavına girmelerini öngören ve sorumlu olarak bir üst sınıfa geçme hakkı olan iki ders barajını beş veya altıya yükselten taslak yönetmeliğe, “başarılı öğrenciler” ile ilgili bir madde eklendi.

Üniversite modeli…
Buna göre, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 arasında olan öğrenciler dört yıllık lise eğitimini üç yılda bitirebilecek. Bu öğrenciler, sekiz eğitim-öğretim döneminden oluşan lise hayatını altı dönemde tamamlayabilecek. Her yıl ayrı ayrı hesaplanacak yıl sonu başarı notu, tüm derslerden girilen sınavların sonuçlarına göre belirlenecek. Öğrenci 11. sınıftayken 12. sınıfın derslerini alarak, liseyi üç yılda bitirebilecek.
Üniversite öğrencilerine tanınan hakka benzer bir formülü içeren düzenlemeye göre, lise öğrencileri, örneğin Türk Edebiyatı dersinin 12. sınıfta devamı olan bölümünü 11. sınıfta alabilecek. Yıllar içinde başarı grafiğini artırarak tüm derslerden yıl sonu başarı notunun ortalamasını 85’in altına düşürmeyen öğrenciler, 11. sınıfta da 12. sınıfın derslerini alarak kısa dönemde mezuniyet hakkını elde edecek. 

Son karar Çelik’in
MEB yetkilileri, mezuniyet süresiyle ilgili henüz kesin bir karar verilmediğini ancak bu sürenin altı dönem olabileceğini, bunun da 3 veya 3.5 yıla denk geldiğini söyledi. Yetkililer, düzenlemeyle ilgili son kararı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in vereceğini belirtti.

Haber: Bahar Atakan/Milliyet

Mayıs 8, 2008 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 1 Yorum

Gaffar OKKAN

Silahlı ve bombalı saldırı sonucu öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan 1952 yılında Sakarya’nın Hendek ilçesinde dünyaya geldi.İlk ve ortaokulu memleketinde tamamladıktan sonra Ankara Polis Enstitüsü’ne girdi ve 1970 yılında görevine başladı. Ege Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Okkan, İzmir, Eskişehir, Urfa ve 1993′de Mehmet Ağar’ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde Kars’ta görev yaptıktan sonra Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.

Kars Emniyet Müdürü iken, Diyarbakır gibi yıllarca PKK ve Hizbullah terörünün ve aşırı göçün ağır sonuçlarını yaşayan bir ile emniyet müdürü olarak atandı. Hüseyin Velioğlu’nun İstanbul Beykoz’daki villasına yapılan baskında büyük rolü vardı. Gaffar Okkan, Hizbullah’ın çökertilmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kadın polisler Diyarbakır’da ilk kez onun emriyle sokağa çıktılar, trafiği yönettiler. İki küçük otomobil aldı Gaffar Okkan. Mavi-beyaza boyattı. İkişer kadın polis görevlendirdi. Bir otomobil kaybolan çocukları toplayıp ailelerine teslim etti, diğeri de yürümekte zorlanan yaşlılara yardım etti. Havaalanındaki kadın polisler yaşlı yolcuların bilet işlemlerini yaptı, uçağa kadar götürdü. Havaalanına tekerlekli sandalye aldırdı. Okkan’ın ilklerinden biri de şehrin kritik noktalarına kurdurduğu kameralardı. Gece yarılarına kadar makam odasındaki dev ekranda sokakları gözlerdi.

Evli ve iki çocuk babası Okkan’ın son Emniyet Müdürleri Kararnamesi’nde ismi İstanbul için geçmişti. Hükümet içinden Diyarbakır’da büyük başarı gösteren Okkan’ın İstanbul’a atanması için yoğun baskı gelmişti. Ancak İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, ‘‘Diyarbakır’da başarılı işler yapıyor, onlara devam etsin’’ demişti.Okkan’ın adı daha önce Ankara Emniyet Müdürlüğü için de geçmişti. Diyarbakırspor Kulübü Başkanı olarak sporla yakından ilgilenen ve halkla içiçe yaşayan ve Gaffar Okkan 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır’da pusu kurularak öldürüldü.Okkan’la birlikte 5 polis memuru da öldürüldü.Suikastı Hizbullah örgütünün yaptığı sanılıyor.

Ölmeden önce Diyarbakırspor Eğitim Vakfı’nın kuruluş çalışmalarını yürüten Gaffar Okkan, 30 Eylül 2000 tarihinde, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti tarafından Diyarbakır’da huzur ve güveni sağladığı için ´Yılın Bürokratı´ seçilmişti

Mayıs 6, 2008 Yazan: serzenis | Portreler | | Yorum yapılmamış

Ksltmlr

mrb slm aeo kib iett ego igdaş tc ytl tema tcdd thy kiptaş fb gs bjk tr kfc şti ltd meb aş cia fbi cm ylmz csi nbr yard fiat ido ii ptt com aeg dvd gov tck uht tsi akp info tbmm chp tofaş thk mhp tse tsk url ist atv ptt rte iski kgb cs ps xp tff ati hd asiz disk odtü vw fc tem ram kdv ank kesk ok yök trt msj cnn sa no yumatu nba aol uefa fifa po bp bmw msn sav cc gmc dhkpc lg bknz asp tdk lpg kpss man atm bmc lgs öss ntv natgeo cd bağkur prof dr sütaş wp doç kg cm km mph sms kph arge apt asğt asb av tobb lösev aihm açev vcd dna hz uleb gif dsp dna mö ms wc cad ml bae kktc abd ab gap ecz gata gön tim les mgk opr müh onb rtük itü ssk tedaş toki jeo tel şb psik gsm

mefeka : )

 

Mayıs 1, 2008 Yazan: serzenis | Komşulardan Seçmeler | | 2 Yorum

Zeka . . .

Nisan 30, 2008 Yazan: serzenis | Resim | | Yorum yapılmamış

Önce Üzmez darbe azz sonra

İSLAMCI sitelerde adını yazmaktan bile kaçınıyorlar, İslamcı TV’lerin sitelerinde, “yazar H.Ü.” diye geçiştirmeye çabalıyorlar.

En küçük bir utanma duygusu taşımadan. Her fırsatta vurguladıkları, dini ahlaktan yoksun bir eda ile.

Daha çok genç yaşta, Ahmet Emin Yalman’a suikast suçlamasıyla on yıl hapis yatan İslamcı yazar Hüseyin Üzmez tutuklanıyor.

Üzmez 78 yaşında. 14 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz iddiasıyla şimdi cezaevinde.

İddia doğru mu, eğri mi, yargı sonunda ortaya çıkacak. Ama, şimdiden ortaya çıkan bir gerçek var.

Dinci basının bu olay karşısında tavrı. İddianın kendisi kadar ahlak ve mantık dışı.

28 ŞUBAT GİBİ

 

“Yazar Hüseyin Üzmez’e yönelik taciz suçlamaları akıllara 28 Şubat döneminde ardarda gelen Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı vakalarını getirdi. Devamı »

Nisan 29, 2008 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | 1 Yorum

Umuma açık göğüsler. . .

 

Bazı kişileri tenzih ederek yazıma başlıyorum. . .

Malumunuz yaz ayına doğru ilerliyoruz memleketimizde. . . Bu ilerlemenin şehir üzerindeki çeşitli külfetlerinden bugün sadece bir tanesine değineceğim. . .

Çıplak İstanbul başlıklı yazımdan, daha  çıplak yazı yazacağım bugün. . .

Birçok sebebim var tabiki. .

Devamlı dışarı olan birisi olarak gözlemlerimi size aktarıyorum efendim. . .

15-16 yaşlarındaki kızlarımız ablalarına şimdiden özenmeye başlamış. .

Ablalarının tüm vucutları zaten umuma açık. . .Başı örtülü, başı açık hiçbir ayrım yok. . Son iki haftalık gözlemimde bu kanaate vardım. . . Başı örtülü arkadaşlarımızda vucutlarını umuma sunmaya başlamışlar. . Hatta bazıları açık diye tabir edilenlerden, daha daha açık. . .

Tabiki başı açık, başı kapalı diye bir ayrım yapmak istemiyorum. Bu ayrımada şiddetle karşı çıkanlardanım. . Fakat bu sosyal analizi yaparken kullanıyorum. Bazı taşlar iyice yerine otursun diye. .

Neyse konuya dönelim. . .

İç çamaşırları son zamanlarda dış giysi niteliğinde adeta. . . İç çamaşırını belli etmeyen bayana raslamak gerçekten zor. . . Dar bir etek ile bu kolayca sağlanıyor. Üst tarafta aynı şekilde dar. . . Bu şekilde iç çamaşırıda umuma sunulmuş oluyor. .  Vucüt hatlarıyla birlikte tabiki. . .

 Tabiki bunda hiçbir sakınca yok. . . Sakınca olduğu için yazmıyorum yanlış anlaşılmasın. . .

Dikkatimi çeken en önemli unsurlardan biri de ; anne ile kızı arasındaki uçurumun giderek artması. . . Daha önceki yazılarımda da kısmen değinmiştim bu konuya. . .

Anne ile kız yan yana gezerken on fotoğraf çekin. On farklı anne ve kız olsun. . . Ortaya çıkacak malzemeyi size anlatıyorum. .

Anne kapalı, pardesülü vs. . Kızının ise başı kapalı, göğüleri vs umuma açık. . . Elbisesi tamamen vücuda yapışık. . .

Anne açık. . Bakımlı. . . Kızının iç çamaşırının rengini görebelirsiniz. . .

Tabi ters ilişkide olabiliyor. . .

Yani burada baki olan, çıplaklık seviyesinin her nesil katlandığı. . .

Bir iki nesil sonra hangi noktada oluruz bilemiyorum ????

Başı örtülülerin Deniz Baykal’ı haklı çıkarttığına inandım. . . Baykal doğru söylüyordu. . Bu notu ajandama yazdım. . . Birileri zorla örtünüyor. Aile baskısı vs vs vs. Baykal’ın beyanatlarını bulun. . . İlk anda belki kızmış olabilirsiniz ama. . Adam haklıymış meğer. . .

Hafta sonu iki günü ayırmanız yeterli. . .

İstanbul’un en varoş semtlerinden birini de seçebilirsiniz benim gibi. . .

Halk arasında üstü forma, altı sorma ; üstü bilmem ne, altı bilmem ne. . . Bu ve bunun tarzında çok cümle türetildi. .  Başı örtülüler adına. . . Başı örtülü ama her yeri açık onlarca bayan gören birisi tabiki bu ve bunun gibi cümleleri türeticektir. .

Halk arasında birilerinin tabuları yıkıldı. . . Başı örtülülere ( türbanlı diyorlar ama ben kullanmak istemiyorum bu ifadeyi ) karşı uzak duranlar, gördükleri manzara karşısında bazı tabularını yıktılar. . .

Hatta bir kesim özellikle başı kapalı, vücudu açık kimselerin peşinde. . .

Nasıl bu noktaya geldik ?

Neden kızlarımız soyunma meraklısı oldu ???

Cevap açık. . . Çünkü bu kişiler kendilerini bu şekilde değerli hissettiler. . Bir büyüğüme danıştığımda şu cevabı verdi bana. . .

Eskiden bayanlar bilgileriyle ölçülür, tartılırdı. . .

Şimdi ise bayanlar vücutlarıyla. . . En aptal kız dahi vucudunu pazarlayarak toplumda kendisine yer bulabiliyor. Tutunabiliyor. .Kendisini bu şekilde değerli görüyor. . .diye devam ediyor. . .

Tabiki çeşitli sebepleri var bu çıplaklığın ama. . .

Neyse. . . Ben ajandamdaki başlığı atıyorum buraya. . .

Umuma açık göğüsler. . . .

Herkes özgür tabiki. . . Ilımlı islamı yaşadığımız şu bahar aylarında açığıyla, kapalısıyla böyle bir manzaranın gayet normal olduğunu söylüyorsanız size katılıyorum. . .

İç çamaşırlarıyla hayata tutunanlara ise samimi tebessümlerimi yolluyorum. . .

Ve tekrar konuyla alakası olmayan birçok başı açık, kapalı kardeşimi arkadaşımı tenzih ediyorum. . . .

Hayatın tadını çıkartınız efendim. . .

******************************************************

Bu arada İstanbul’da lale mevsimi başladı. . . Bu görüntünün mimarı olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş’a teşekkürlerimi iletiyorum bu köşe aracılığıyla. . . Laleler ve İstanbul. . . Muhteşem bir görüntü. . . Tekrar teşekkürler. . .

Nisan 24, 2008 Yazan: serzenis | M. Efe Yazıcılar | | 3 Yorum

Fethullah Gülen’i Gazze’ye de bekleriz

Malumdur, Fethullah Gülen cemaatine mensupları dünyanın dört bir yanında ’Türk okulu’ açıyor.

Hani Madagaskar’da, Vietnam’da, New York’ta açılan okullardan bahsediyorum.

Malay çocuklara İstiklal Marşı, Onuncu Yıl Marşı, Candan Erçetin’in şarkılarının felan okutulduğu okullar.

Söz konusu okulların açıldığı yerlere baktım; adı sanı duyulmamış, oralarda yaşayan bir Türk’ün dahi bulunmadığı coğrafyalar.

Liste uzadıkça uzuyor.

Almanya, Fransa, Kamboçya…

Ama şu an kuşatma altında bulunan, daha acısı ‘köpek eti yemek için fetva alan’ Müslümanların yaşadığı Gazze’de açtıkları bir okul ne yazık ki yok!

Galiba UNİCEF’den aldıkları yardımların kesilmesinden korkuyorlar.

Şimdi sıkı durun;

Gazze’de en az 60 Türk aile yaşıyor ama Fethullah Gülen cemaatinin açtığı her hangi bir okul mevcut değil.

Bu durumu dinler arası diyalog ile mi açıklarlar bilmiyorum.

Ama her ne olursa olsun Gazze’de açılacak olan bir Türk okulu, New York’ta, Berlin’de, Paris’te açılan bir Türk okulundan kat kat daha hayırlıdır!

Dünyanın her yerine ‘kutsal bir görevle’ giden Fethullah Gülenciler acaba Gazze’ye neden gitmez?

Fethullah Gülen’i Gazze’ye davet etsek, Ergenekoncu olmayız değil mi?

www.serzenisler.com

Cihat Arpacık

Nisan 20, 2008 Yazan: serzenis | Cihat Arpacık | | Yorum yapılmamış

Özkök’ün yazısındaki sır neydi? / ANALİZ

2297.jpg 

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan’ın Hürriyet Gazetesi’nden kovulduğu günün sabahındaki köşe yazısında çok ince bir denge var. Tipik bir Erduğrul Özkök dengesi. Peki Ertuğrul Özkök neden böyle bir yazı yazdı.

SERZENİŞ ANALİZ

Devamı »

Ağustos 15, 2007 Yazan: serzenis | Cihat Arpacık | | Yorum yapılmamış

Yaşa Erbakan Bir Sen Varsın !!!

Ağustos 15, 2007 Yazan: serzenis | Video !! | | Yorum yapılmamış

Arkadaşım Eşşek / Video

Biraz nostalji zamanı değil mi ? Üstad Baış Manço’nun bu güzel yorumunu tozlu raflardan indiriyoruz. . Sizlerle paylaşmak istiyoruz kısaca. .

”Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli. Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli. . Hiç haber göndermedin o günden beri. . Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni. Dün yine seni andım. Gözlerim doldu. .O tatlı günlermiz bir anı oldu. . Ayrılık geldi başa katlanmak gerek. . .”

Ağustos 11, 2007 Yazan: serzenis | Video !! | | Yorum yapılmamış

Kandil SMS’leri ?

Kandilde yollanan sms’lere şöyle bir göz attım . Kalıp kalıp mesajlar. Bir değeri olmayan onlarca mesaj. Aralarından üç beşini seçip yorumladım. En çok hoşuma giden ise kendi cümlelerini kullanan arkadaşımdı. Kendi dili ile kurduğu cümleler. Biraz daha samimi geldi diğerlerinden. .

İlkokul mezunu İbrahim’in mesajını buraya yazsam sizdede mutlaka tebessüm oluşacaktır. Şuan tercüme ettiriyorum o mesajı. . Yinede İbrahim’in gönüllerde yeri var. . Orası ayrı bir nokta. .

Devamı »

Ağustos 11, 2007 Yazan: serzenis | M. Efe Yazıcılar | | 1 Yorum

Sessiz bir bakış /

Sessizce bakıyorum hayata. Umursumaz tavırlarım ve dağınık saçlarım yine uyum içinde . Eskisi kadar ahenk içinde olmasalarda bir uyuşma mevcut. Herneyse. . .

Miraç Kandili’ymiş bugün. Farkındayın yine noktalama hatası yaptım. Yazıyorum işte. Beğenme, beğenilme duygusu taşımadan. Umurumda değil zairi görüntü. Bu site olmadan önce de yazıyordum. Şimdide. Tüm sayısal verileri bir kenara atıyorum yine. Tüm istatislikleri atıyorum denize. Yazıyorum işte kendimce. Miraç Kandili’nin yalnız adamı olarak. . .

Muaz Reis’i düşünüyorum. . Küçük Rabia’yı. .Ruveyda’yı. . Mehmet Efe’yi. . Yeşil taksilerin seyyar satıcılarını. . Düşünüyorum işte. . Üsküdar vapurunda alınan evlilik kararını. . Mavi gelinliği. . Mavi kızı . . Sihirbazı . . .

  Devamı »

Ağustos 10, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 1 Yorum

Miraç / Behiç Kılıç

 Behiç Kılıç / İnternethaber.com

En mübarek “yükseliş”i bir kez daha idrak etme fırsatı bulduğumuz bu kutsal gecenin ,tüm insanlığı aydınlatmasını ,hayırlı olmasını diliyorum..Erbabının kelimeleri ile yad edecek olursak..“Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bu gece kurb-u Hakk”a vâsıl oldu. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz Cebrail”i Sidretü”l-Müntehâ”da bırakarak kendisine sunulan Refref”in kılavuzluğu ile ALLAH Teâlâ”nın dilediği yere kadar geldi ve Cenâb-ı ALLAH”ın:

Devamı »

Ağustos 10, 2007 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | Yorum yapılmamış

Aaa ! Mesut Gelmiş !

 

 Necati Tuncer / Milli Gazete

 Yavrum Mesut hoşgeldin! Binaenaleyh sen de beni taklit ediyorsun.Kaçıncı kere gelmiş oldun.

-Benim Yüce Divan farkım var the şapgalı baba.

-Doğru yavrum Mesut. Biz ihtilallerle gitmeye alışmıştık. Binaenaleyh sen Yüce Divan’a gitmiştin. Yavaş konuşmanın fevkalade faydasını görmüştün.

-Burasını pek anlayamadım the şapgalı baba? Yavaş konuşmanın Yüce Divan’la ne alâkası var yahu?

Devamı »

Ağustos 9, 2007 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | Yorum yapılmamış

Bekir Coşkun’dan Yağmur Duası Eleştirisi !!

Bekir Coşkun/Hürriyet

Yağmur duası…

İyi ki yağmur duasına çıktınız.

Çok yağmur yağdı da barajlar doldu çünkü.

Bu beceriksiz adamlara nohut karşılığında oy verip, sonra da yağmur duasına çıkmak neyin nesi?

Hadi yağmur duasına çıktınız, diyelim ki su sorunu tamam…

Pekiii, işşizlik için ne yapacaksınız?..

Devamı »

Ağustos 9, 2007 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | Yorum yapılmamış

Dolmabahçe Kriterleri Uygulamada

   Ali Öztürk / Boyuthaber.com

27 Nisan e-muhtırasının hemen ardından gerçekleşen Dolmabahçe Zirvesi’nde neler konuşulduğu kamuoyundan gizlenmiş ve bu görüşmenin devlet sırrı olduğu açıklanmıştı. Ancak bu görüşmede neler konuşulduğunu tahmin etmek aslında çok da zor değil. Elbette Başbakan ve Genel Kurmay Başkanı bu görüşmenin ayrıntılarını açıklayacak değillerdi. Bunu beklemek sanırım fazlasıyla saflık olurdu.

Devamı »

Ağustos 9, 2007 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | Yorum yapılmamış

Günün Karikatürü

01k.jpg

Günler öncesinden yayınlanmış bir karikatür. Üzerine kitaplar yazılabilcek bir karikatür. Bu güzel çalışmaya sitemizde geç te olsa yer vermek istedik. Yorumu siz değerli okuyucularımıza bırakıyoruz.

Ağustos 8, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 1 Yorum

Zorunlu Açıklama /

dikkat.gif

Mevcut MGP yazısı gözden geçirilmek üzere yayından kaldırılmıştır. Bu site aracılığıyla bir çatışma ortamı olmasına müsade etmeyiz. Elimize  ikinci hatta bir üçüncü yazı gelmiştir bu konuyla alakalı(cevap niteliğinde). Bu yazıları şuan için bekletmekteyiz. Bu yazıların yayınlanması hoş olmayacaktır. Biz üzerimize düşeni 1 e karşı 3 oyla yazının kaldırılması kararıyla yaptığımıza inanıyoruz. Bu konunun ve yazının milligörüşportal’da daha fazla irdelenmesininde hoş olmayacağı kanaatindeyiz. Yönetici arkadaşlarımız gerekli tedbirleri alırsa hoş olacaktır.

Mehmet Efe Yazıcılar

Ağustos 7, 2007 Yazan: serzenis | M. Efe Yazıcılar | | Yorum yapılmamış

Milli Görüşçü Yeni Bir Parti Kurulur mu?

 AHMET N. GÜVENER  

 

Bugün yayımlanmak üzere başka bir yazı kaleme almıştım. Fakat Nedim İlkay’ın yazısı hesapları alt üst etti. Girmeyi hiç içimin çekmediği bir konuya kısaca değinip Nedim İlkay’ın yazısına cevap vereceğim. Aslında cevap verilecek pek çok nokta var. Nedim İlkay Millî Görüş’ün 69 ruhundan söz ediyor. Ama o köprülerin altından çok suların aktığını açıklamamız uzun sürer. Bence 1969 geriye referanstır. O dönemin koşulları ile bu döneminkiler farklıdır. Sayın Erbakan’ın bile bazı kesimlerce Refah-Yol dönemine yaptığı vurguyu “geçmişe atıf” sayanların bulunduğu bir ülkede, 1969 çok gerilerdedir.“Saadet’in sorunu strateji sorunu mudur?” sorusuna da çok uzun bir cevap vermek gerekir. Hayır, diyerek geçelim. Ama herhalde Saadet’in bugün, içeriden inşa edenlere, hariçten gazel okuyanlardan daha çok ihtiyacı var. Nedim Bey’i tenzih ederek şunu da belirtmem gerekir ki, Millî Görüş’ü boğmaya ahdetmiş bazı çevrelerle içli dışlı olan kimi şahısların Millî Görüş’e yön vermeye çalışması ise olacak şey değildir. Ak Parti’nin tesis ettiği ahlakın getirilerinden faydalanıp, bu nimetleri siyasî güce çevirmek için zemin arayan arkadaşlar başarılı olurlar mı bilmem. Ama bu kimseler benim nazarımda dâima masumiyetlerini yitirmiş kimselerdir. Dolayısıyla ille de taş atılacaksa, bunu masum kalanlar atacaktır.

Devamı »

Ağustos 7, 2007 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | 3 Yorum

Buğulu Cam / S.R.Y

Ağustos 7, 2007 Yazan: serzenis | Video !! | | Yorum yapılmamış

8sutun “satıldı” / SERZENİŞ

2 yıl önce hepimizi heyecanlandıran bir site olarak kurulmuştu 8sutun.

Levent Gültekin esaslı bir adamdı. Gerçek Hayat gibi muhteşem bir projeden sonra internette aynı muhteşemlikte bir haber sitesi kurmak için kolları sıvadı.

Devamı »

Ağustos 6, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 2 Yorum

Serzeniş nedir? / CİHAT ARPACIK

Bu gün yayınlanan bir yazıdan dolayı sitemiz mail yoluyla olmadık bir eleştiri trafiğine mahzur kaldı. Milli görüş portal isimli internet sitesinin eleştirildiği ve Türkiye’nin dört bir yönünde, ikamet ettikleri şehirlerde Serzeniş’i geliştirmek uğruna faaliyet gösteren editörlerimizden birinin yazdığı yazı yüzünden. Peki Serzeniş bu kadar eleştiriyi hakedecek ne yaptı!

Devamı »

Ağustos 6, 2007 Yazan: serzenis | Cihat Arpacık | | 1 Yorum

Milli Görüş Portal / MGP

mns7_logo.gif

Açıklama :

Yöneticiler olarak aldığımız karar neticesinde mevcut yazı bir süreliğine askıya alınmıştır.

Gerekli açıklama daha sonra yapılacaktır.

21.57   -   06.08.2007

Ağustos 6, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 6 Yorum

Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez/ Cihat Arpacık

 

 ”Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine ……”

Seçimler bitti, milletvekilleri seçildi, olan oldu biten bitti. Yenilgiyi görenler önümüzdeki maçlara bakacağız artık edasıyla başladı yeni yasama dönemine. Milletvekili yemin töreninin bir kısmını izledim

Devamı »

Ağustos 5, 2007 Yazan: serzenis | Cihat Arpacık | | 2 Yorum

Ne var abi . . / H.E.K

43013682kayk0021.jpg

Yaşıyorum kimseyi rahatsız etmeden. Çocukluğumu böyle yaşıyorum abi. Biliyorum benden de zor durumda olanlar var. Onun için yine şükrediyorum abi. Para peşinde koşan şükürsüz insanlardan sanma sakın ha beni… Para peşinde değilim. Niyetim yaşamak… Bakma yüzümde ki bu meraklı ifadeye. İçimden çek git diyorum sana… Oyalama beni, işim var demek istiyorum… Ama sana diyemiyorum bunu abi… Sen söyle be abi… Nerde benim çocukluğum… Ekmek dedikleri şey bu kadar acımasız mı? Yok diyorsun da, beni çocukluğumdan çekti aldı bu ekmek… Bir de böyle düşün… Neyse abi çok konuştum… Şimdi demir attırma bana… Ustam kızar yoksa… Daha başlamadım suyla boğuşmaya… Sen bakma böyle çelimsiz olduğuma… Sen beni denizde görmelisin… Dalgalarla nasıl boğuştuğumu balıklar iyi bilir… Neyse abi yine uzattım ben… İşimi bitirmem lazım… Erken bitirirsem ustam top oynamama izin verecek… Güle güle abi… Gitmem lazım… Bilirsin benim de kuracak hayallerim var… Yoksa yaşayamam… Her kürek çekişim sayılır dert yerine… Çekmeden de yaşanmıyor be abi… Anlarsın sen de…

Ağustos 4, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | Yorum yapılmamış

Gül olmadıysa Erdoğan’ı verelim

 Ahmet Taşgetiren / İnternethaber.com

Bu balonun bir toplu iğnecik canı var, hadi o iğneyi batıralım ve bu balon sönsün!

Balon, çarpıtılmış uzlaşma balonu…

Balon Erdoğan devleti öğrendi, onun için uzlaşma istiyor balonu…

Balon, Erdoğan eliyle Gül’ü tasfiye ve ardından Ak Parti’nin liderliğini çatlatma balonu…

***

Son zamanlarda böyle bir tema gelişti.

28 Şubat günlerinde Demirel’in post-modern darbenin güdücüsü haline gelmesi üzerine dendi ki:

-Demirel, aktif siyasette iken, irticaya taviz verdi ama Cumhurbaşkanı olunca, askerlerle yakın temasa girdi ve devleti öğrendi. Ondan sonra da 28 Şubat sırasındaki misyonu üstlendi.

Devleti öğrenmek!

Devamı »

Ağustos 3, 2007 Yazan: serzenis | Köşe Yazarları | | 1 Yorum

EL SALLANMAZ YALNIZLARA… / H.E.K

muaz-reis.jpg

EL SALLANMAZ YALNIZLARA…

Yine durmuyor gönül… Açılmak istiyor ıssız denizlere ve uzaklaşmak dertten, kederden ve gürültüden… Tutmayın beni gitmek istiyorum diyor gardiyanlara… Kurtulmak istiyor dört duvar arasından… Ama müdür beyin emri bu: Çıkış yasak…

           

Kaçacak yer yok… Denizler de sularını çekti… Af çıktı da biz mi mahrum kaldık diyor gönül… Bari bırakın da volta atayım… Alnımda yalnızlığın mührü yok ya… Ah diyor Muaz reis sen de mi kaldın sahilde yalnız başına… Gemileri anladık da kayıklar neden etti bu ihaneti sana… Yoksa seni de mi adadılar yalnızlığa… Ah Muaz reis ahh… Issız denizlerin reisliğini mi verdiler yoksa sana… Bilirim sesin çıkmaz boynun kıldan ince… Bilirim ben denizsiz duramam dersin… Ve bilirim ömrünü denizlere adayan sen denizleri bırakıp kaçacak reis değilsin… Ama neden bu ayrılık Muaz reis… Kim vurdu seni zincire… Kim teşebbüs etti bu ihanete… Olmaz be Muaz reis olmaz bilirim… Sen duramazsın ıssız denizlere dert yanmadan… Sen duramazsın bilirim kaçıp kurtulmadan…

           

            Sen yaptın diyelim Muaz reis… Kurtuldun bu zincirlerden… Ya ben Muaz reis ne yapmalıyım… Susma konuş benimle… Nasihat et… Bir şeyler söyle… Kendimi vuracak cesaretim de yok… Gaza getir beni Muaz reis… Bir kez daha damardan gir… Bırakın gideyim demekle olmuyor bunu anladım… Söyle Muaz reis bir şeyler söyle… Sen de onlar gibi bakma öyle… Biliyorum gel benimle diyorsun… Ama senle de gelemem Muaz reis… Söndürmez senin denizin bu yangınımı… Ateşime ateş lazım… Sen git Muaz reis ben alışkınım… Git de kurtul bu bahtsızdan… Yoksa yakalanacaksın bahtsızlığımdan… Güle güle Muaz reis… El sallama bana… Bilirsin El sallanmaz yalnızlara…

H.E.K

Ağustos 2, 2007 Yazan: serzenis | Seçtiklerimiz | | Yorum yapılmamış

SERZENİŞ / H.E.K

huzunuo21.jpg 

 Hayatın olumsuzluklarıyla uğraşıyorduk

Görenler gülümseyerek bakıyordu bize

Diyorlardı sizin ne haddinize

Geçip gidiyordu sonra hepsi

Ve yine biz kalıyorduk yalnızlığımızla

Yine arananlar listesindeydik ama

Gündelik aşk listesinde yoktu ismimiz

İşte bu oluyordu tek tesellimiz

Ve yine aranıyorduk biz

Düzen uymuyordu mantığımıza

Yazıyorduk yazılarımızı okul duvarlarına

Kaçıyorduk arkamıza bakmadan

Ve atıyorduk kendimizi sipere

Ve en sonunda yine dedik kendimize

Durmak yok devam sisteme serzenişlere…

H.E.K

Ağustos 2, 2007 Yazan: serzenis | Devrim Naraları ! | | Yorum yapılmamış

PARA İLE VURULDUK / H.E.K

 

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki insanların tek derdi para. Sanat para, aşk para, spor para… Evlilik kelimesinin yanına ticari kelimesinin eklendiği bir zaman bu zaman… Paran varsa her şey senin mantığı hakim olmuş bütün ortamlara. Dindarız diye geçinen bir insan kızını isteyene namazını niyazını sormaz ne iş yaptığını sorar. Sonra da Allahtan kitaptan bahseder. Görseniz evliya sanırsınız. Bu derece paragöz oldu insanımız.

Devamı »

Ağustos 2, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 1 Yorum

Sonbahar Yaklaşırken / Mehmet Efe Yazıcılar

1red_umbrella.jpg

Bu resim anlatır mı duygularımı bilemem ? Ama bir tek bildiğim var. Duygularımı bu satırlara anlatamayacağım. . Rutin bir perşembe günü. . Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor işte. . .

Ağustos 2, 2007 Yazan: serzenis | M. Efe Yazıcılar | | 1 Yorum

Başlık bulamadım idare edin / Cihat Arpacık

 

Bu gün yataktan kalkınca havanın bir hayli kapalı olduğunu gördüm. Uzun zamandır özlediğim bir şeydi bu, yağmurda hafiften attırdı sonra. (Ne o Ayşe Arman’a mı benzemeye başladım?) Siyasetten uzak bir yazı yazmak için klavyenin başına geçtiğimde aslında hayatın ne kadar politikadan uzak bir kavram olduğunu, kapalı kapılar arkasında konuşulan bir ton karın ağrısı şeyin bizi aslında o kadar ilgilendirmediğini, sadece bizi yönetenlerin bizi insan sınıfına koydukları taktirde her şeyin bizler tarfından halledilebileceğini farkettim. Ne yazmalıydım peki, öyle oraların gubidik dantelleri gibi ‘ben yazmaya mecburum, yazmak benim için hayatın anlamı’ türünden zırvalıklara beş kuruş vermediğime göre. Eee o zaman ne?

Devamı »

Ağustos 1, 2007 Yazan: serzenis | Cihat Arpacık | | Yorum yapılmamış

Karaköy sözlüğümüzden çıktı ! / H. E. K

 

ist1.jpg

Evet bu cümleye bizi İstanbul zorladı… Geçmiş on, on beş senemizin kalıplaşmış repliklerindendir, “Karaköy’e git.” Özellikle de gençlerin dilinde sakız olmuştur bu laf. Ama öyle bir zamana geldik ki bu laf ta demode oldu. Artık bu lafın yerini şu cümle aldı : Devamı »

Temmuz 31, 2007 Yazan: serzenis | Güncel Yazılar | | 1 Yorum

Şehit haberlerindeki iki yüzlülük / CİHAT ARPACIK

 

Hemen hergün gelen şehit haberleri. Kimse inkar etmesin artık kanıksadık. Sadece 10 saniyelik bir duraksamadan başka bir etki oluşturmuyor bizde. Artık birinci sayfalardaki küçük kutulara sığdırılan şehit haberleri klişe başlık altında veriliyor. ‘Vatan size minnettar’ veya ‘Bu acıya yürek dayanmaz’ vaya ‘dinsin bu acı’ hepsi bu kadar. Haberin içeriğini okumaya gerek bile  duymuyor bazılarımız.

Devamı »

Temmuz 31, 2007 Yazan: serzenis | Cihat Arpacık | | 1 Yorum