Haziran 7, 2009
Aralık 29, 2008
Ve yeni bir yıl diyecekler bizlere

Cihat Arpacık | SerzenişlerCom
Bakışlarımı başka yere çevirmek istemiyorum. Sanki başımı çevirirsem Gazzelileri yüz yıllık suskunluklarıyla yalnız bırakacağım gibi geliyor.
Yaser Arafat‘ı bıraktığımız gibi hani; “şehiden, şehiden” diye haykırıyordu, gözlerimizin içine bakarak, Filistinlililerin en iyi bildikleri şeyi yapıyordu.
Yaser Arafat, öldü. Ya da öldürüldü bilemiyorum.
O bu dünyadan gittikten sonra da epeyce yeni şey oldu. Tüketim çoğaldı, karşılıksız paralar basıldı, borsalar battı. Abdullah Gül ülkemize cumhurbaşkanı seçildi, Saadet Partisi yeni bir Genel Başkan seçti, Hamas temsilcisi o kongreye geldi. Erbakan’ın almadığı alkışı aldı. Kürt sorunu hortladı. Bir siyah derili vatandaş ABD’ye başkan bile oldu, evet.
Aralık 20, 2008
Doğan, Zamandan 850 milyar kazanıyor?

Turgay Yener / Vakit
Önceki gün Doğan’ın tetikçi gazetesi Vatan’ın internet sitesi, “İnternetin en komik geyikleri” başlığı altında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin sarıklı ve de cüppeli vaaz ve nasihat görüntüsünü kullanarak, ellerine baget (tokmak) tutuşturup, Metallica amblemli bateri takımlı klip rezaletine “Bunlara çok güleceksiniz” demesi üzerine “Adı Vatan lâkin yapar mı bu ‘Belhum adal’lığı sırtlan?” diye yazmıştım.
Akşam, televizyonu açtığımda belli mahfilleri kışkırtma ve provokasyonda Mustafa Balbay’ın çırağı, mütedeyyinlere saldırıda sınır tanımayan Doğan’ın Hürriyet’inin com.tr’sinin Ankara Temsilcisi Metehan Demir’in gün içerisinde hiçbir şey olmamış gibi Samanyolu’nun baş konuğu olmasına hayıflandığımı belirterek: “Orada sırtlan sırtlanlığını yapıyordu, lakin buradaki hâl neyin nesiydi? Birileri izahta bulunursa sevinirim…” demiştim.
Aralık 16, 2008
2008/4 KPSS tercih tarihleri belli oldu

2008 KPSS Lisans ve Önlisans-Ortaöğretim sınav sonuçlarının açıklanmasının akabinde binlerce adayın merakla beklediği 2008/4 KPSS tercih işlemlerine başvuru tarihleri belli oldu.
Buna göre 2008/4 KPSS tercih işlmlerine başvurular 24.12.2008-05.01.2009 tarihleri arasında internet üzerinden alınacak.
Aralık 6, 2008
Z Raporu / Serzenis
Yazılarımızın okunma sayıları ;
Atatürk Düşmanı mıyız ? 4,055 views
Piç ‘Kemalistler’ 3,030 views
Umuma açık göğüsler. . . 2,360 views
Numan Kurtulmuş . . . 2,132 views
haber5.com. Hayırlı olsun! 2,089 views
ŞOK! Cep Telefonuyla cin fotoğrafları çektiler 1,770 views
Alen Markaryan, Sefa, Tuncay Özkan 1,161 views
Paradoks

Neredesin bilmiyorum!
Tarih ikibinfalanfilan
Duvarlara asılan, fotokopiyle çoğaltılmış kayıp aranıyor ilanları kadar net olabilir misin? Bu konuda da bir fikrim yok.
Anlatacaklarım var.
Anlatmak istediklerim yani.
Nefesini hissettiğim şehirler yani… Golyadkin’den de bahsetmek isterdim.
Ama onların yerine mevduat hesapları, kredi tabloları, ekstreler, vadeler, tahvil bonoları, diplomalar, balolar, eşsiz davetiyeler, devlet resmiyeti…
Delirmemize neden olacak, sebebimiz olacak, yüzümüzü siyahlaştıran onlarca şey çıkıyor dudaklarım arasından.
Ekim 27, 2008
JİTEM ve PKK ELELE

Eylül 14, 2008
Cafcaf 10 Ekimde bağımsız !!!
17. sayısıyla Genç Dergisi ile birlikte sürdürdüğü serüvene nokta koyan Cafcaf Mizah Dergisi büyük, büsbüyük, kocaman bir kampanya başlattı.
Camianın gelmiş geçmiş en çok satan mizah dergisi olmak fikriyle yola çıktı ve akıllara seza bir kampanya fikri doğdu.
40 GÜN – 40 BİN
Cafcaf Mizah Dergis,i Genç Dergisi ile çıkacak son sayısından 40 gün sonra, 10 Ekim 2008′de, yani güle güle ölen derginin 40′ı çıkar çıkmaz bağımsızlığını ilan edecek.
Abone olmak isteyenlerden para değil şimdilik sadece söz alan Cafcaf Dergisi, www.cafcafdergisi.net/abonelik sayfasından talepleri kabul ediyor.
Eylül 2, 2008
Doğmamış Bir Çocuğa Mektup / Haftanın Kitabı

İlk defa vize oluyordum. Her zamanki tatlı sınav heyecanı içime dolmuştu. Bunun yanı sıra, ilk defa karşılaşacağım bir türe olan merakım sayesinde yerimde duramıyordum. Nihayetinde sorular önüme gelmişti. Bir besmele çektim, gözlerimi yumdum… Ve Başladım!… Hiç zorlanmadan tüm soruları cevapladım. İlk ben teslim ettim kağıdımı. Sınıftan çıkabilirdim ama oturmayı yeğledim. Canım sıkılıyordu ama dışarı çıksam da sonuç değişmeyecekti.
Sandalyem hocanın hemen karşısındaydı. Canımın sıkıldığını gören öğretmenim, masasının üzerinde duran iki kitabından birini istersem okuyabileceğimi söyledi. Gözlerimin içine bakarak gülen gözleriyle, sıcacık gülümsedi. Hemen kitapları alıp, göz gezdirdim. Bir tanesi ciddi bir esere benziyordu. O esnada yeterince sıkılıştım, o kitabın beni açmayacağını düşündüm. Diğer kitabınsa ismi hem tanıdık geliyordu hem de merak uyandırıyordu. Onu alarak okumaya başladım…
* * *
“Şimdi, yüzümü, saçlarımı, düşüncelerimi sırılsıklam eden bir korkunun içinde kilitliyim. Bu korkunun içinde ne yapacağımı bilemiyorum. Anlamaya çalış: Başkalarından korkmak değil bu… Başkalarına hiç aldırmıyorum. Tanrı korkusu değil. Tanrıya inanmıyorum. Acı korkusu değil. Acıdan korkum yok. Senden korkuyorum, seni hiçyokluktan çekip zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan. Seni çok beklediysem de karşılamaya asla hazır olmadım. Ama kendi kendime hep o kötü soruyu sordum: Ya doğmak hoşuna gitmezse?”
Ağustos 31, 2008
Ben Bir Parçada Hüzün Alayım

“evvel zaman içindeymişiz
dünyanın alemin dışındaymışız
her dem senin aşkındaymışız”
Kim yazmış, nasıl yazmış, bu satırlarda neler yaşamış, acaba cümlelere hangi aşkları saklamış hiç bilmiyorum ama geceme harika, tatlı bir meze oldu.
Karanlığın içinde gece. Söylemesi ne kadar da basit geliyor dile değil mi?
Ama gelin siz birde bana sorun. Geceleri ben yaşasam gündüzlerde sizin olsa olur mu?
Bırakın geceleri onlar masum…
Önceleri geceleri yapılırdı bütün günahlar. Karanlık kapatırdı üstünü, belli olmazdı hani. Artık gündüzleri oluyor bütün günahlar. Üstünü kapatmaya bile hiç gerek duymuyolar. O yüzden gendüzleri siz yaşayın. Bırakın geceleri ben yaşarım. Kafanızı takmayın, ben tutarım ayın ve yıldızların nöbetini.
Ama kaldırımlar ve sokak lambaları yalnız kaldı. Tüh onlarıda Necip Fazıl bekleycekti.Babasız mı kaldı kaldırımlar şimdi?
Yalnızmı sözler, kelimeler.
Ramazan’ın eğlence düşkünü Müslümanları
| Ramazan’ın eğlence düşkünü Müslümanları | |
|
-Turgut Vuslat Gündoğdu- |
Ramazan ayının sonlarına yaklaşırken ne kadarda boş bir Ramazan geçirdiğimizi ve oruç tutmak dışında faydalı bir davranış da bulunmadığımız kaçınılmaz gerçeklerden sadece biridir.
Bizi öyle bir kandırdılar ki, Ramazan ayına girmeden evvel eğlence düşkünlüğümüz hiç olmadığından daha fazla artış göstermeye başladı.
Bizi bizle kandırıp durdular ve mekanlara hapsedip, şaşalı güzelliklerin içine bırakıp uzaktan bakarak dalga geçtiler.
Yine başardık diyerek, kendileriyle gurur duymaya bile başlar oldular. Haklılar aslında. Müslümanları bu hale sokabilmek büyük bir başarı olsa gerek.
Ya Rasullah(s.a.v)bizleri bu halde, Ramazanın manevı dolgunluğundan uzak bir şekilde görseydi acaba ne cevap verebilirdik o ulu peygambere?
Ağustos 30, 2008
İşaret ararken / Cihat Arpacık
her ayrılık bir vurgun değmeyin yaşlarıma, benden selam söyleyin bütün aşklarıma
Ahmet Yılmaz (tamamen uydurma bir isim)
1950 – 2008 (tamamen uydurma bir tarih)
O Ahmet Yılmaz’ı silip kendi isminizi yazın!
Sonra ismin altındaki satırda yazan iki yılı kendinize göre değiştirin…
Değiştiremeyeceğiniz birşey olacak.
O iki tarih arasındaki tire işareti.
O işaretin içini doldurabildiğiniz kadar doldurun.
Çocukluğunuzla, ilkgençliğinizle, aşklarınızla…
Ağustos 26, 2008
Bir başka bakıyorum dünyaya…

Hayatın boş olduğu geliyor aklıma… Bir of da ben çekiyorum…Sallıyorum onlarca sitemli cümle… İki kere ikinin kaç ettiğini bilmeyeninsanlarla tartışıyorum… Sonra kendime kızıyorum ne yapıyorum diye… İnsanlargörüyorum sorumsuz… İnsanlar görüyorum acımasız… İnsanlar görüyorum kendinibeğenmiş… Ve insanlar görüyorum adaletsiz… Siyasete giriyoruz yaşlı amcalarla,dayılarla, memurlarla, işçilerle… Devleti kuruyoruz… Şimdikinden de iyiyönetiyoruz nasıl oluyorsa… Herkese zam yapıyoruz… Sosyal denge veriyoruzezilenlere… İkramiye veriyoruz üç ayda bir… Ve sonra yine dönüyoruz kendimize…Yine eski kılıfımıza giriyoruz… İşçi, işçi oluyor memur da memur… Yıllarıdüşünüyoruz… Kaç sene sonra emekliyiz onu hesaplıyoruz… Bir sitem dahasavuruyoruz sisteme ve bir küfür daha ahlak kurallarını çiğnemeden!.. Sistemdiyoruz önce ve sonra onlarca boş cümle ve bir o kadar da sessiz nağme… İşteböyle devam ediyor hayat… Ve sonra ben uzaklara atıyorum kendimi… Uzaklaşıyorumİstanbul’un karanlığından… Belmondo oluyorum… Bir o yana bir bu yana… Allah bediyorum ve sonra bir taksi şoförü moduna giriyorum… “Bir araba bir ev bir desen… Vay bee…” diyorum… Bulutları alıyorum ayağımın altına… Ve bir başkabakıyorum dünyaya…
H.e.k / SerzenislerCom
Haziran 18, 2008
Elveda AK PARTİ. . .

Anayasa mahkemesi başörtüsü hakkında kararını verdi. Açıkca anayasanın 2. maddesi gösterdi gerekce olarak. Yani laikliğe atıfta bulunarak, değiştirilemez maddenin içinin boşalacağını düşünerek bu kararı verdi. . .
Peki Yargıtay’ın iddianemesinde ne var kapatma davasıyla ilgili ?
AKP’nin 2. maddenin içeriğini boşaltması, laikliği doğrudan değil dolaylı yoldan çiğnemek vs vs vs. . .
Eee bu durumda ortaya ne çıkıyor ? ? ?
Fotoğraf basit. . . Başörtüsü konusunda alınan karar ortada. . . 11 el’in üstünde olan bir güç yok. . . Süreç AKP’yi tarihe gömecektir. . . Doğrusuyla, yanlışıyla 7 yıllık tek başına iktidarın muhasebesi elbette yapılacaktır. . .Çünkü İktidarın son günleri yaşanmaktadır. .
AKP’nin yerine kurulacak herhangi bir partininde ne şekilde Türk siyasetinde kabul göreceğini hep beraber izleyeceğiz. . .
Türkiye yeniden KAOS ortamına sokulmuştur. . . Süreçte AKP ne gibi yanlışlar yaptı bilinemez. Kapalı kapılar ardından hangi pazarlıklar yapıldı bilinemez. . .
Tek bilinen şu. . .
Kaybeden hep Türk Milleti oluyor. . .
28 Şubatta da biz kaybettik. . . 12 Eylülde de. . . Ve yarın Akp kapatılırsa yine biz kaybedeceğiz. . .
Rövanşın rövanşına hazırlık. . .
Yeni isimler. . . Siyasi söylemler. . . Sistematik dolarlar. Imf amca. . İran operasyonu. . Benzine yine zam. . . Memur ek zam istiyor. Tuzlada bir işçi daha ölüyor. . .
Anayasa mahkemesinin kararı ardından konuşan Odtü rektörü şu cümleleri söylüyor. . .
” Bizim başı örtülü öğrencilerimiz sisteme son derece saygılı, ya başlarını açarak giriyorlar ya da peruk takarak giriyorlar.Onun için karar üniversitelerde hiçbir problem yaratmaz. . ”
O kadar keyifliki. . . Ardından ben de bir sigara yaktım. . . Hakkatten bu cümleden sonra ondan daha da keyifli bir şekilde sigarımı bitirdim. . .
Neyse. . .Sahne ortada. . Türkiyenin gündemi bitmez. . .Bu oyunda yerimiz asla para verip oyun izlemeye gelen seyirci tipi olmasın. . . Mümkünse bu sahneden uzaklaşın !!!
Mehmet Efe YAZICILAR / SerzenislerCom
Haziran 16, 2008
Haziran 6, 2008
”Eski”den’di. . .

Milli Takım ana sponsoru TTNET’in yaptırdığı reklam filmi oldukça konuşuldu, genel itibarıyla beğenildi.
İçinde ‘anne sıcaklığının, anne samimiyetinin’ geçtiği, güzel bir reklam filmi. Reklam demek ne kadar doğru, bunu da bilmiyorum aslına barsanız. Çocuklarını överkenki, o çocuksu yüzleri. Aslında rol yapmamışlar diyorum. Olması gerektiği gibi, yaşadıkları gibi, konuşmuşlar işte öyle birbirleriyle.
Ama elde kalan bu son aşkın, bu son aşklardan sadece birinin daha bir histeriye kurban gittiğini görmek…
Neyden bahsettiğimi açmam lazım. İşte bu sıcak reklam filmi, artık ismini açıkça söylemem gerekiyor, faşizan-laisizme kurban edilmek üzere.
Nedeni de çok basit. Futbolcuların bir kısmının annelerinin başlarındaki örtü…
Mail kutuma dolan iğrenç mesajlar. Gündemin sıcak maddelerine nazire yaparcasına Milli Takımın’da kapatılması gerektiğini söylüyorlar.
Bam telinin çatladığı yerdeyiz demektir artık bu. Bir daha asla eski günlere geri dönemeyeceğimizin işaretidir.
Toplumun tam ortasına yerleştirilen bu bombanın ne zaman patladığı konusunda en küçük bir fikrim bile yok ama artık kimsenin ötekiyi anlama, derdine derman olma yada geçelim bunları yolda gördüğünde şöyle sıcak bir gülümseme göndermesinin ihtimali kalmadığının farkındayım.
Bu ülkeye dair beslediğimiz aşklar bitmez elbette, elbette içeride ölümün soğuk kollarına yatan kızları da, okul önlerindeki beyaz başörtüleriyle bekleyen kızlarıda aynı içtenlikle bağrımıza basmaya devam edeceğiz, ama artık herşey çok buruk kalacak. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Hani aynı sokakta top oynarken, hani annelerimizin oturmalara gittiği günlerden, “hani herkes arkadaş, hani oyunlar sürerken.” Velhasıl eskidendi.
Bu arada Brezilya’yla Peru arasındaki o gizemli kabileye de ilişmeyin kardeşim. O kadar da uzun boylu değil…
Cihat ARPACIK / SerzenislerCom
Mayıs 31, 2008
Erbakan’a mektup. . .

Türk Milleti adına samimi gayretlerinizden dolayı sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. . .
Değerinizi bilemedik belkide. . .
Hayatınızı, cümlelerinizi, düşüncelerinizi ele aldığımız vakit. . .
Meclis kürsüsünden bağıra bağıra anlattığınız olaylar aklıma geliyor. .
Güçlünün yanında değil, hakkın yanında olmanız. . .
Ve bazı bedelleri göze alarak bu yola koyulmanız. . .
Sizi zaten buradaki satırlara sığdıramam. . . Böylede bir niyetim yok zaten. Şahsım olarak samimi teşekkürleri sadece bu köşe vasıtasıyla bildirmek istedim. . .
Hatta kendimle birlikte, tüm Türk milletini de içine kattım. . Hatta bazıları düşünceleriniz ve projelerinizden dolayı tüm islam alemini ve ezilmiş halklarıda katabilir bu teşekkürün içine. . .
Halkımızı size küfrettirdilerse de. . . Erbakan dediğimiz vakit 50 yıl sonra bile bazı suların duracağına şahit olacaktır çocuklarımız. . .
Gayretiniz, samimiyetiniz, düşenceleriniz, projeleriniz. . .
Siz gidebilirsiniz. . .
Fakat milyon Erbakan arkanızda bırakıyorsunuz. . .
Mirasınıza sahip çıkabilen bir Türkiye düşlüyorum gelecekte. . .
El sallamanız, göz yaşlarıyla karışıyor. . .
Hafızlarda vurucu cümleleriniz kalıyor. . . Arkanızdan üç beş cümle söyleniyor. . . Musalla taşındaki bedeninize ne de saygı duyuluyor ??
Evet. . . Birileri seviniyor. . . Birileri eğleniyor el sallamanıza. . .
Ama birileri de samimi göz yaşlarını karıştırıyor el sallamanıza. . .
Birileri o koskoca meydanlarda ettirdiğiniz Milli Görüş yeminini tekrarlıyor defalarca. . .
Zafer inananlarındır, zafer çok yakındır. . diyorsunuz o gür sesinizle. . O inanmış cümlelerinizle. . .
Evet. . .
Tüm samimiyetimle tekrar teşekkür ediyorum . . Önünüzde saygı ile eğiliyorum muterem Hocam. . .
Mehmet Efe YAZICILAR
Mayıs 12, 2008
Zihinlere tecavüz

Fatih Üniversitesi nde Basörtülü bir üniversite ögrenci eli kanlı terör devleti israilin baskonsolosuna cicek verdi.
Bu fotograf neden önemlidir?
Birincisi ırkcı emperyalistlerin dünyamızı yasanılmaz bir hale getirdikleri bir dönemdeyiz.Sayılarının azlıgına aldırıs etmeden dünya üzerindeki nimetlerin büyük bölümüne iktisadi ve askeri zorbalıklarla sahip olan siyonist güclerin yaptıkları zulumlerin haddi hesabı yok.Irak , Afganistan ,Sudan Filistin ve kan ve göz yasının oldugu her yerde kendini gösteren siyonist güclerin planlarına karsı cıkabilecek olan yegane güc olan islamdır.Bunun farkında olan küresel güclerin islamın kafire karsı mukavemet kabiliyetini ortadan kaldırmaya yönelik ılımlı islam projesinin müslümanların zihniyet dönüsümüne etkisini gösterdigi icin önemlidir.
İkincisi kurtulus savasının baslatılmasında bile önemli bir yere sahip olan , milletin namus olarak gördügü , yıllardır üniversitelerde basörtüsü yasagına karsı yapılan basörtüsü mücadelesinin anlamını yitirmesidir.
Eli müslüman kardeslerinin kanıyla sulanmıs birisine cicek veren basörtülü müslüman bir üniversite ögrencisi….
Burada problem hüsniyetle cicek veren kardesimiz degildir. Onu bu denli suursuz bir kimlige sokan ılımlı islam projesinin masalarıdır.
Bilinmelidir ki dünyayı kan gölüne ceviren siyonistlerin ve onların isbirlikcilerinin hesaplarının üserinde bir Hesap vardır.Bu millet asırlar boyu nasıl islamın sancaktarlıgını yaparak sereflendiyse gelecekte de ırkcı emperyalistlerin zulümlerini durdurup adil bir dünya kuracaktır.
4fakulte.com
Mayıs 10, 2008
Türkiye, bebek sigortalılığında Oscar alır mı?

Sosyal güvenlik reformunda nihayet sona geldik. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan 5754 sayılı kanun dünkü resmi gazetede yayınlandı.
Böylece kamuoyunda sosyal güvenlik reformu olarak bilinen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun önemli kısmının yürürlüğe gireceği 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle hayatımızda önemli değişiklikler olacak.
Reform süreci çok sancılı geçmişti. Reform sürecinin belki de en fazla takip edilen kısmı, beşikteki bebeklerin bile sigortalı yapılması için ailelerin gösterdiği çabaydı. 2008 Ocak ayında 8 yaşından küçük bir tek bebeğin bile sigortalı olmadığı ülkemizde, Nisan ayında 0-2 yaş aralığındaki tam bin 435 bebek sigortalı yapılmış. Aşağıdaki tabloda sayıları daha net görebiliriz.
Sigortalı Sayıları
|
Yaş Aralığı |
2008/1 |
2008/2 |
2008/3 |
2008/4 |
|
0-2 |
0 |
1 |
1 |
1.435 |
|
3-5 |
0 |
0 |
6 |
3.212 |
|
6-8 |
0 |
0 |
4 |
3.641 |
|
9-11 |
20 |
2 |
22 |
5.314 |
|
12-14 |
95 |
166 |
417 |
14.214 |
|
15-17 |
6314 |
10824 |
12240 |
124.523 |
Yine, Mart ayında İlk Tescil olan sigortalı sayısı 114.500 kişi iken, Nisan ayında İlk Tescil olan sigortalı sayısı 580.900 kişi olmuş. Toplam aktif sigortalı sayısı 11.126.500 kişiye yükselmiş. Pasif sigortalı sayısı toplam 4.842.630 olarak dikkate alındığında aktif/pasif sigortalı oranı 1,90′dan 2,30′a yükselmiş. Bu da sosyal güvenlik sistemimiz açısından önemli bir iyileşme.
Minibüse de Akbil geliyor

Yolcular otobüste olduğu gibi minibüslerde de akbil kullanacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ulaşım sorunun çözümü için geliştirdikleri projeler hakkında bilgi verdi. Topbaş, minibüs esnafının büyük bir bölümünün akbil sistemini kabullendiğini belirterek şöyle konuştu; “Bizim toplu taşımadaki gelişmemiz onları mağdur etti. Bir çok hatta minibüsler ciddi yükümüzü alıyor.
Onları da sisteme dahil etmek istiyoruz. Akbille veya elektronik biletle minibüsü kullanacak, otobüse aktarılacak. Ücret politikaları değişik olacak. Bu da daha disiplinli taşımacılık sağlayacak.” Topbaş, İETT içinde birim kurarak bir otobüs havuzu oluşturmak istediklerini de söyledi.
BUGÜN
Mayıs 8, 2008
4 Yıllık Liseyi 3 Yılda Bitirme Şansı

Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) yenilenecek Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliği’nde, 4 yıllık lise mezuniyetini 3 yıla indirecek bir düzenleme yer alacak.
Buna göre, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 puan arasında olan öğrenciler, erken mezuniyet hakkına sahip olacak. 8 dönem yerine 6 dönemde liseyi tamamlayacak olan öğrenciler, ÖSS’ye çalışmak için bir yıl ek süre kazanacak.
Yönetmeliğin yenilenmesini öngören taslağı Talim ve Terbiye Kurulu’na gönderen MEB, yeni bir düzenlemeyi de gündeme getirdi.
Öğrencilerin başarısız oldukları tüm derslerden ortalama yükseltme sınavına girmelerini öngören ve sorumlu olarak bir üst sınıfa geçme hakkı olan iki ders barajını beş veya altıya yükselten taslak yönetmeliğe, “başarılı öğrenciler” ile ilgili bir madde eklendi.
Üniversite modeli…
Buna göre, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 arasında olan öğrenciler dört yıllık lise eğitimini üç yılda bitirebilecek. Bu öğrenciler, sekiz eğitim-öğretim döneminden oluşan lise hayatını altı dönemde tamamlayabilecek. Her yıl ayrı ayrı hesaplanacak yıl sonu başarı notu, tüm derslerden girilen sınavların sonuçlarına göre belirlenecek. Öğrenci 11. sınıftayken 12. sınıfın derslerini alarak, liseyi üç yılda bitirebilecek.
Üniversite öğrencilerine tanınan hakka benzer bir formülü içeren düzenlemeye göre, lise öğrencileri, örneğin Türk Edebiyatı dersinin 12. sınıfta devamı olan bölümünü 11. sınıfta alabilecek. Yıllar içinde başarı grafiğini artırarak tüm derslerden yıl sonu başarı notunun ortalamasını 85’in altına düşürmeyen öğrenciler, 11. sınıfta da 12. sınıfın derslerini alarak kısa dönemde mezuniyet hakkını elde edecek.
Son karar Çelik’in
MEB yetkilileri, mezuniyet süresiyle ilgili henüz kesin bir karar verilmediğini ancak bu sürenin altı dönem olabileceğini, bunun da 3 veya 3.5 yıla denk geldiğini söyledi. Yetkililer, düzenlemeyle ilgili son kararı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in vereceğini belirtti.
Haber: Bahar Atakan/Milliyet
Mayıs 6, 2008
Gaffar OKKAN
Silahlı ve bombalı saldırı sonucu öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan 1952 yılında Sakarya’nın Hendek ilçesinde dünyaya geldi.İlk ve ortaokulu memleketinde tamamladıktan sonra Ankara Polis Enstitüsü’ne girdi ve 1970 yılında görevine başladı. Ege Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Okkan, İzmir, Eskişehir, Urfa ve 1993′de Mehmet Ağar’ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde Kars’ta görev yaptıktan sonra Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.
Kars Emniyet Müdürü iken, Diyarbakır gibi yıllarca PKK ve Hizbullah terörünün ve aşırı göçün ağır sonuçlarını yaşayan bir ile emniyet müdürü olarak atandı. Hüseyin Velioğlu’nun İstanbul Beykoz’daki villasına yapılan baskında büyük rolü vardı. Gaffar Okkan, Hizbullah’ın çökertilmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kadın polisler Diyarbakır’da ilk kez onun emriyle sokağa çıktılar, trafiği yönettiler. İki küçük otomobil aldı Gaffar Okkan. Mavi-beyaza boyattı. İkişer kadın polis görevlendirdi. Bir otomobil kaybolan çocukları toplayıp ailelerine teslim etti, diğeri de yürümekte zorlanan yaşlılara yardım etti. Havaalanındaki kadın polisler yaşlı yolcuların bilet işlemlerini yaptı, uçağa kadar götürdü. Havaalanına tekerlekli sandalye aldırdı. Okkan’ın ilklerinden biri de şehrin kritik noktalarına kurdurduğu kameralardı. Gece yarılarına kadar makam odasındaki dev ekranda sokakları gözlerdi.
Evli ve iki çocuk babası Okkan’ın son Emniyet Müdürleri Kararnamesi’nde ismi İstanbul için geçmişti. Hükümet içinden Diyarbakır’da büyük başarı gösteren Okkan’ın İstanbul’a atanması için yoğun baskı gelmişti. Ancak İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, ‘‘Diyarbakır’da başarılı işler yapıyor, onlara devam etsin’’ demişti.Okkan’ın adı daha önce Ankara Emniyet Müdürlüğü için de geçmişti. Diyarbakırspor Kulübü Başkanı olarak sporla yakından ilgilenen ve halkla içiçe yaşayan ve Gaffar Okkan 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır’da pusu kurularak öldürüldü.Okkan’la birlikte 5 polis memuru da öldürüldü.Suikastı Hizbullah örgütünün yaptığı sanılıyor.
Ölmeden önce Diyarbakırspor Eğitim Vakfı’nın kuruluş çalışmalarını yürüten Gaffar Okkan, 30 Eylül 2000 tarihinde, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti tarafından Diyarbakır’da huzur ve güveni sağladığı için ´Yılın Bürokratı´ seçilmişti
Mayıs 1, 2008
Ksltmlr
mrb slm aeo kib iett ego igdaş tc ytl tema tcdd thy kiptaş fb gs bjk tr kfc şti ltd meb aş cia fbi cm ylmz csi nbr yard fiat ido ii ptt com aeg dvd gov tck uht tsi akp info tbmm chp tofaş thk mhp tse tsk url ist atv ptt rte iski kgb cs ps xp tff ati hd asiz disk odtü vw fc tem ram kdv ank kesk ok yök trt msj cnn sa no yumatu nba aol uefa fifa po bp bmw msn sav cc gmc dhkpc lg bknz asp tdk lpg kpss man atm bmc lgs öss ntv natgeo cd bağkur prof dr sütaş wp doç kg cm km mph sms kph arge apt asğt asb av tobb lösev aihm açev vcd dna hz uleb gif dsp dna mö ms wc cad ml bae kktc abd ab gap ecz gata gön tim les mgk opr müh onb rtük itü ssk tedaş toki jeo tel şb psik gsm
Nisan 30, 2008
Nisan 29, 2008
Önce Üzmez darbe azz sonra
İSLAMCI sitelerde adını yazmaktan bile kaçınıyorlar, İslamcı TV’lerin sitelerinde, “yazar H.Ü.” diye geçiştirmeye çabalıyorlar.
Daha çok genç yaşta, Ahmet Emin Yalman’a suikast suçlamasıyla on yıl hapis yatan İslamcı yazar Hüseyin Üzmez tutuklanıyor.
Üzmez 78 yaşında. 14 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz iddiasıyla şimdi cezaevinde.
İddia doğru mu, eğri mi, yargı sonunda ortaya çıkacak. Ama, şimdiden ortaya çıkan bir gerçek var.
Dinci basının bu olay karşısında tavrı. İddianın kendisi kadar ahlak ve mantık dışı.
28 ŞUBAT GİBİ
“Yazar Hüseyin Üzmez’e yönelik taciz suçlamaları akıllara 28 Şubat döneminde ardarda gelen Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı vakalarını getirdi. (dahası…)
Nisan 24, 2008
Umuma açık göğüsler. . .
Bazı kişileri tenzih ederek yazıma başlıyorum. . .
Malumunuz yaz ayına doğru ilerliyoruz memleketimizde. . . Bu ilerlemenin şehir üzerindeki çeşitli külfetlerinden bugün sadece bir tanesine değineceğim. . .
Çıplak İstanbul başlıklı yazımdan, daha çıplak yazı yazacağım bugün. . .
Birçok sebebim var tabiki. .
Devamlı dışarı olan birisi olarak gözlemlerimi size aktarıyorum efendim. . .
15-16 yaşlarındaki kızlarımız ablalarına şimdiden özenmeye başlamış. .
Ablalarının tüm vucutları zaten umuma açık. . .Başı örtülü, başı açık hiçbir ayrım yok. . Son iki haftalık gözlemimde bu kanaate vardım. . . Başı örtülü arkadaşlarımızda vucutlarını umuma sunmaya başlamışlar. . Hatta bazıları açık diye tabir edilenlerden, daha daha açık. . .
Tabiki başı açık, başı kapalı diye bir ayrım yapmak istemiyorum. Bu ayrımada şiddetle karşı çıkanlardanım. . Fakat bu sosyal analizi yaparken kullanıyorum. Bazı taşlar iyice yerine otursun diye. .
Neyse konuya dönelim. . .
İç çamaşırları son zamanlarda dış giysi niteliğinde adeta. . . İç çamaşırını belli etmeyen bayana raslamak gerçekten zor. . . Dar bir etek ile bu kolayca sağlanıyor. Üst tarafta aynı şekilde dar. . . Bu şekilde iç çamaşırıda umuma sunulmuş oluyor. . Vucüt hatlarıyla birlikte tabiki. . .
Tabiki bunda hiçbir sakınca yok. . . Sakınca olduğu için yazmıyorum yanlış anlaşılmasın. . .
Dikkatimi çeken en önemli unsurlardan biri de ; anne ile kızı arasındaki uçurumun giderek artması. . . Daha önceki yazılarımda da kısmen değinmiştim bu konuya. . .
Anne ile kız yan yana gezerken on fotoğraf çekin. On farklı anne ve kız olsun. . . Ortaya çıkacak malzemeyi size anlatıyorum. .
Anne kapalı, pardesülü vs. . Kızının ise başı kapalı, göğüleri vs umuma açık. . . Elbisesi tamamen vücuda yapışık. . .
Anne açık. . Bakımlı. . . Kızının iç çamaşırının rengini görebelirsiniz. . .
Tabi ters ilişkide olabiliyor. . .
Yani burada baki olan, çıplaklık seviyesinin her nesil katlandığı. . .
Bir iki nesil sonra hangi noktada oluruz bilemiyorum ????
Başı örtülülerin Deniz Baykal’ı haklı çıkarttığına inandım. . . Baykal doğru söylüyordu. . Bu notu ajandama yazdım. . . Birileri zorla örtünüyor. Aile baskısı vs vs vs. Baykal’ın beyanatlarını bulun. . . İlk anda belki kızmış olabilirsiniz ama. . Adam haklıymış meğer. . .
Hafta sonu iki günü ayırmanız yeterli. . .
İstanbul’un en varoş semtlerinden birini de seçebilirsiniz benim gibi. . .
Halk arasında üstü forma, altı sorma ; üstü bilmem ne, altı bilmem ne. . . Bu ve bunun tarzında çok cümle türetildi. . Başı örtülüler adına. . . Başı örtülü ama her yeri açık onlarca bayan gören birisi tabiki bu ve bunun gibi cümleleri türeticektir. .
Halk arasında birilerinin tabuları yıkıldı. . . Başı örtülülere ( türbanlı diyorlar ama ben kullanmak istemiyorum bu ifadeyi ) karşı uzak duranlar, gördükleri manzara karşısında bazı tabularını yıktılar. . .
Hatta bir kesim özellikle başı kapalı, vücudu açık kimselerin peşinde. . .
Nasıl bu noktaya geldik ?
Neden kızlarımız soyunma meraklısı oldu ???
Cevap açık. . . Çünkü bu kişiler kendilerini bu şekilde değerli hissettiler. . Bir büyüğüme danıştığımda şu cevabı verdi bana. . .
Eskiden bayanlar bilgileriyle ölçülür, tartılırdı. . .
Şimdi ise bayanlar vücutlarıyla. . . En aptal kız dahi vucudunu pazarlayarak toplumda kendisine yer bulabiliyor. Tutunabiliyor. .Kendisini bu şekilde değerli görüyor. . .diye devam ediyor. . .
Tabiki çeşitli sebepleri var bu çıplaklığın ama. . .
Neyse. . . Ben ajandamdaki başlığı atıyorum buraya. . .
Umuma açık göğüsler. . . .
Herkes özgür tabiki. . . Ilımlı islamı yaşadığımız şu bahar aylarında açığıyla, kapalısıyla böyle bir manzaranın gayet normal olduğunu söylüyorsanız size katılıyorum. . .
İç çamaşırlarıyla hayata tutunanlara ise samimi tebessümlerimi yolluyorum. . .
Ve tekrar konuyla alakası olmayan birçok başı açık, kapalı kardeşimi arkadaşımı tenzih ediyorum. . . .
Hayatın tadını çıkartınız efendim. . .
******************************************************
Bu arada İstanbul’da lale mevsimi başladı. . . Bu görüntünün mimarı olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş’a teşekkürlerimi iletiyorum bu köşe aracılığıyla. . . Laleler ve İstanbul. . . Muhteşem bir görüntü. . . Tekrar teşekkürler. . .
Nisan 20, 2008
Fethullah Gülen’i Gazze’ye de bekleriz
Malumdur, Fethullah Gülen cemaatine mensupları dünyanın dört bir yanında ’Türk okulu’ açıyor.
Hani Madagaskar’da, Vietnam’da, New York’ta açılan okullardan bahsediyorum.
Malay çocuklara İstiklal Marşı, Onuncu Yıl Marşı, Candan Erçetin’in şarkılarının felan okutulduğu okullar.
Söz konusu okulların açıldığı yerlere baktım; adı sanı duyulmamış, oralarda yaşayan bir Türk’ün dahi bulunmadığı coğrafyalar.
Liste uzadıkça uzuyor.
Almanya, Fransa, Kamboçya…
Ama şu an kuşatma altında bulunan, daha acısı ‘köpek eti yemek için fetva alan’ Müslümanların yaşadığı Gazze’de açtıkları bir okul ne yazık ki yok!
Galiba UNİCEF’den aldıkları yardımların kesilmesinden korkuyorlar.
Şimdi sıkı durun;
Gazze’de en az 60 Türk aile yaşıyor ama Fethullah Gülen cemaatinin açtığı her hangi bir okul mevcut değil.
Bu durumu dinler arası diyalog ile mi açıklarlar bilmiyorum.
Ama her ne olursa olsun Gazze’de açılacak olan bir Türk okulu, New York’ta, Berlin’de, Paris’te açılan bir Türk okulundan kat kat daha hayırlıdır!
Dünyanın her yerine ‘kutsal bir görevle’ giden Fethullah Gülenciler acaba Gazze’ye neden gitmez?
Fethullah Gülen’i Gazze’ye davet etsek, Ergenekoncu olmayız değil mi?
Cihat Arpacık
Ağustos 15, 2007
Özkök’ün yazısındaki sır neydi? / ANALİZ
Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan’ın Hürriyet Gazetesi’nden kovulduğu günün sabahındaki köşe yazısında çok ince bir denge var. Tipik bir Erduğrul Özkök dengesi. Peki Ertuğrul Özkök neden böyle bir yazı yazdı.
SERZENİŞ ANALİZ
Ağustos 11, 2007
Arkadaşım Eşşek / Video
Biraz nostalji zamanı değil mi ? Üstad Baış Manço’nun bu güzel yorumunu tozlu raflardan indiriyoruz. . Sizlerle paylaşmak istiyoruz kısaca. .
”Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli. Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli. . Hiç haber göndermedin o günden beri. . Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni. Dün yine seni andım. Gözlerim doldu. .O tatlı günlermiz bir anı oldu. . Ayrılık geldi başa katlanmak gerek. . .”
Kandil SMS’leri ?
Kandilde yollanan sms’lere şöyle bir göz attım . Kalıp kalıp mesajlar. Bir değeri olmayan onlarca mesaj. Aralarından üç beşini seçip yorumladım. En çok hoşuma giden ise kendi cümlelerini kullanan arkadaşımdı. Kendi dili ile kurduğu cümleler. Biraz daha samimi geldi diğerlerinden. .
İlkokul mezunu İbrahim’in mesajını buraya yazsam sizdede mutlaka tebessüm oluşacaktır. Şuan tercüme ettiriyorum o mesajı. . Yinede İbrahim’in gönüllerde yeri var. . Orası ayrı bir nokta. .
Ağustos 10, 2007
Sessiz bir bakış /
Sessizce bakıyorum hayata. Umursumaz tavırlarım ve dağınık saçlarım yine uyum içinde . Eskisi kadar ahenk içinde olmasalarda bir uyuşma mevcut. Herneyse. . .
Miraç Kandili’ymiş bugün. Farkındayın yine noktalama hatası yaptım. Yazıyorum işte. Beğenme, beğenilme duygusu taşımadan. Umurumda değil zairi görüntü. Bu site olmadan önce de yazıyordum. Şimdide. Tüm sayısal verileri bir kenara atıyorum yine. Tüm istatislikleri atıyorum denize. Yazıyorum işte kendimce. Miraç Kandili’nin yalnız adamı olarak. . .
Muaz Reis’i düşünüyorum. . Küçük Rabia’yı. .Ruveyda’yı. . Mehmet Efe’yi. . Yeşil taksilerin seyyar satıcılarını. . Düşünüyorum işte. . Üsküdar vapurunda alınan evlilik kararını. . Mavi gelinliği. . Mavi kızı . . Sihirbazı . . .
Miraç / Behiç Kılıç
Behiç Kılıç / İnternethaber.com
En mübarek “yükseliş”i bir kez daha idrak etme fırsatı bulduğumuz bu kutsal gecenin ,tüm insanlığı aydınlatmasını ,hayırlı olmasını diliyorum..Erbabının kelimeleri ile yad edecek olursak..“Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bu gece kurb-u Hakk”a vâsıl oldu. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz Cebrail”i Sidretü”l-Müntehâ”da bırakarak kendisine sunulan Refref”in kılavuzluğu ile ALLAH Teâlâ”nın dilediği yere kadar geldi ve Cenâb-ı ALLAH”ın:
Ağustos 9, 2007
Aaa ! Mesut Gelmiş !

Necati Tuncer / Milli Gazete
Yavrum Mesut hoşgeldin! Binaenaleyh sen de beni taklit ediyorsun.Kaçıncı kere gelmiş oldun.
-Benim Yüce Divan farkım var the şapgalı baba.
-Doğru yavrum Mesut. Biz ihtilallerle gitmeye alışmıştık. Binaenaleyh sen Yüce Divan’a gitmiştin. Yavaş konuşmanın fevkalade faydasını görmüştün.
-Burasını pek anlayamadım the şapgalı baba? Yavaş konuşmanın Yüce Divan’la ne alâkası var yahu?
Bekir Coşkun’dan Yağmur Duası Eleştirisi !!

Bekir Coşkun/Hürriyet
Yağmur duası…
İyi ki yağmur duasına çıktınız.
Çok yağmur yağdı da barajlar doldu çünkü.
Bu beceriksiz adamlara nohut karşılığında oy verip, sonra da yağmur duasına çıkmak neyin nesi?
Hadi yağmur duasına çıktınız, diyelim ki su sorunu tamam…
Pekiii, işşizlik için ne yapacaksınız?..
Dolmabahçe Kriterleri Uygulamada
Ali Öztürk / Boyuthaber.com
27 Nisan e-muhtırasının hemen ardından gerçekleşen Dolmabahçe Zirvesi’nde neler konuşulduğu kamuoyundan gizlenmiş ve bu görüşmenin devlet sırrı olduğu açıklanmıştı. Ancak bu görüşmede neler konuşulduğunu tahmin etmek aslında çok da zor değil. Elbette Başbakan ve Genel Kurmay Başkanı bu görüşmenin ayrıntılarını açıklayacak değillerdi. Bunu beklemek sanırım fazlasıyla saflık olurdu.
Ağustos 8, 2007
Günün Karikatürü

Günler öncesinden yayınlanmış bir karikatür. Üzerine kitaplar yazılabilcek bir karikatür. Bu güzel çalışmaya sitemizde geç te olsa yer vermek istedik. Yorumu siz değerli okuyucularımıza bırakıyoruz.
Ağustos 7, 2007
Zorunlu Açıklama /
Mevcut MGP yazısı gözden geçirilmek üzere yayından kaldırılmıştır. Bu site aracılığıyla bir çatışma ortamı olmasına müsade etmeyiz. Elimize ikinci hatta bir üçüncü yazı gelmiştir bu konuyla alakalı(cevap niteliğinde). Bu yazıları şuan için bekletmekteyiz. Bu yazıların yayınlanması hoş olmayacaktır. Biz üzerimize düşeni 1 e karşı 3 oyla yazının kaldırılması kararıyla yaptığımıza inanıyoruz. Bu konunun ve yazının milligörüşportal’da daha fazla irdelenmesininde hoş olmayacağı kanaatindeyiz. Yönetici arkadaşlarımız gerekli tedbirleri alırsa hoş olacaktır.
Mehmet Efe Yazıcılar






